¿…AffetmiyorumAffet…¿… AFFETMEYEN REKLAMLAR: Yaşamınızın affetmeyen yayını bir affetmeyen kadar uzağınızda, bu yayında hemen yerinizi alın ve hiç kimse sizi affetmesin…Hayatınızın bu en büyük şanssızlığını SAKIN KAÇIRMAYIN…AFFETMEYİN!

AFFETMEYENSANAT-MANİFESTO AffetmiyorumAffet: Ağaç ye, entelektüel aptal sinsi insanlara bak, sokaklarda ciğerini dolaştır; rüzgarın sızlasın, lokal anestezi olarak yaşam, bir çocuk ciğeri yalıtılmış bilgisiyle beş kuruş, kendilerini akademik olarak (ve sanat olarak) satanların var ne kadar da şanslısın... Çağın iki yüzlülüğüne ve suratsızlığına en sağlam örnek değil midir: sürekli her yanda suratının fotoğrafını çeken insanlar ve suratsız sanatlar... Kendini satan insanlara bak; dünya tezgahında "açık eksiltilen" açık arttırmayla, karga ciğeri sömürenleri duy, bu çağda yaşamak kolay şey: insanını az kapatır mısın... Bir şey bildiğimi düşünebilsem bunların hiçbirini bilmek istemezdim oysa... Duyuyorum: 'entelektüel aptal' bir çağdayım, entelektüel aptal insanlar uluyor... Benjamin'in en nefret ettiği sinsi-yoz kitle üretim biçimi... Frankfurt Okulu ki yine ve hep okul kaçkını değil mi... Sanal ironi ve belleksizlik üretimi... Bellek arttıkça belleksizleşmek dejenere çağa özgü bir duyarlılık biçimidir... Kendilik törpülenmesi... Kitsch duyarlılıklar üretim merkezi... Bir şey bildiğimi düşünebilsem bunların da hiçbirini bilmek istemezdim oysa... Haydi, gel ve ona hoşçakal de, bak: yaşam geldi! AffetmiyorumAffet!

Véronique’in İkili Yaşamı (La Double Vie de Véronique) – Krzysztof Kieślowski, Véronique’in İkinci İkilemi

Duru Dostum Sıla’ya… Véronique’in İkili Yaşamı (La Double Vie de Véronique) – Krzysztof Kieślowski, Véronique’in İkinci İkilemi 1. Kendimi düşümde Weronika’nın sevgilisi Antek olarak gördüm, uyandığımda Véronique’nn sevgilisi kuklacı olarak buldum kendimi, şimdi ben kendimi, düşünde kendini aslında Véronique’in sevgilisi Antek olarak gören kuklacı mıyım, yoksa kendini aslında Weronika’nın sevgilisi kuklacı olarak gören Antek miyim, bu da olmadı: ben bir…

Theodor Adorno ve Max Horkheimer ile Biraz Konuştuk | Aydınlanmanın Diyalektiği, Teori ve Pratik Üzerine (Bir Roman Tasarısı)

Aydınlanmanın Diyalektiği üzerinde bir gezinti. Ya da: Sanatın olmadığı ülkede sanat diyalektiği hiç olmaz. Ya da: Adorno ve Max ile Biraz Konuştuk: Aydınlanmanın Diyalektiği, Teori ve Pratik Üzerine (Bir Roman Tasarısı) Masamızın üzerinde onların bir kitabı: Teori ve Pratik Üzerine. Kitap Teori ve Pratik Üzerine bir tartışmayı içerse de ne teori üzerine ne de pratik üzerine Theodor W. Adorno ve …

Triko Hırkalı Madonna ve Massimiliano Mellini | Tefrika Öykü, Birinci Bölüm

GİRİŞ: Açık turkuaza çalan, açık mavilikli su yeşili bir denize bakıyor, az önce denizden çıkmıştı, sabah saatlerinde denizde yüzmek öyle hoş ki, omuzlarından akan serin suyu hala algılar gibi oluyor bu tuhaf bir sakinlik veriyor ona: GELİŞME: Şu denizi nasıl satın alabilirim diye düşünüyor, elinde koyu sarı bir kibrit kutusu; birinci katın balkonunda durmuş; hemen altı metre ötesindeki öğlen öncesi…

Demek Tanrı Oldun? Evren Ne Zaman Bitti? | Tefrika Roman, Birinci Bölüm

Fotokopi dükkanında çalışıyordu ve kendisi hariç herkesin kopya olduğunu düşünüyordu: Öyleydi, fotokopi dükkanında çalışıyordu ve kendisi hariç herkesin kopya olduğunu düşünüyordu, bunu onu ilk gördüğün anda olmasa da sonraki on dakikada hemen anlamıştım, fotokopi dükkanın bir pasajın dibinde; elli metrekarelik bir alana kurulan altı fotokopi makinasını tek başına yöneten onun işletmesi altındaydı, vitrin bir sahaf vitrini gibiydi, eski ciltli birtakım…

Herkes Kendini Güzel Sanıyor (Görmezden Gelme Gözlüğü) | Tefrika Roman, Birinci Bölüm

Öykü 5: GÖRMEZDEN GELME GÖZLÜĞÜ Bir banliyö treninde bir satıcı görmezden gelme gözlüğü satmaya kalkar, GİRİŞ: İşte, şu elimde görmüş olduğunuz şey:  GGG’dir, bilimin yeni harikası, üstün teknoloji, işte bu elimde görmüş olduğunuz şey bir görmezden gelme gözlüğü, dediğinde Küçük Çekmece’den on dakika önce hareket eden bir banliyö trenindeydim ve bulunduğum vagon hemen hemen boştu, on-on beş yolcu ya var…

İnsan Kullanmama Kılavuzu ve Mavi Saçlı Kız | Tefrika Roman, Birinci Bölüm

İnsanları kullanma kılavuzu yayımlanır, sonra da İnsan Kulanmama Kılavuzu: GİRİŞ: İnsanları kullanma kılavuzu diye bir kitap karalamaya çalışıyor ve ne yapacağımı bilemiyordum, tıpkı şu an olduğu gibi, şu an denize bakan bir bahçeli kafenin sol dip masasındayım ve öğleden sonrasının açık turkuaz parıltılı boğaz kıyılarına bakıyorum, az önce seslendiğim garson kız yaklaşıyor, uzunca boylu, kısa kıvırcık saçlı, keskin bakışlı birisi,…

Öyleyse Floransa Biletlerini Alır Mısın? | Tefrika Roman, İkinci Bölüm

İlk bölüm için: buradan trene binebilirsiniz. … Birazdan gayet sağlıklı bir intihara kavuşacak işte. Daha ne istiyorsun; seni sağlıksız bir yaşamdan kurtardım işte. Yaşam sen değilsin; üç kuruşluk sosisli sandviç seni korur mu sanıyorsun;  sosisli sandviç o, mısırsız kaynamış sosisli sıcak sandviç, arasına biraz mayonez, biraz da salatalık turşusu, sandviç sensin, hepiniz soğuk sandviçsiniz toplumda, yemeye devam edin birbiriniz, satmaya devam edin…

Öyleyse Floransa Biletlerini Alır Mısın? | Tefrika Roman, Birinci Bölüm

SESLENMEYENLER VE KONUŞMAYANLAR – MELL ı Otele gelen iki Alman turist Odanın kapısını açtı; odanın kapısını açtığı için içeriye girmek zorunda kaldı, kapıyı iyice kilitledi, kapının ardına masayı çekti, sağına sağ kolunu uzattı, ışığı yakmalıydı: yakmıştı, sol omzuna dayanarak iyice arkasındaki masanın kenarına yaslandı, iki gece önceydi: boğazını kesmeye kalkmış (hiç yapacak biri değildi, tüh tüh tüh), yan odadaki matbaacı…

Parasite “Yaşamların-ızın” Ne Kadar Farkındasınız? Parasite Filminin Bir Analizi ve Fenomenolojik Eleştirisi

Sıla’ya… 14-00:02:16,618 –> 00:02:19,711 Planın ne? (Başlamak için…)   Parasite filminin arka planından:   Planımız filmi ikiye bölmek ve analize ondan sonra başlamak. Filmi bir şeye benzeyen ve bir şeyi andıran iki bölüme ayırmak mümkün, çünkü ilk yarı bir şeye çok benzerken ikinci yarı birçok şeyi andırıyor. Burada Foucault’a kulak verebiliriz: Benzeyiş şu şey, bu şey, bir başka şeydir diyerek…

Neden Her Şey Hala Yok Olup Gitmedi? (Jean Baudrillard’a Birtakım Sorular)

1. Neden Her Şey Hala Yok Olup Gitmedi? (Jean Baudrillard’a Birtakım Sorular) Hiçbir şeye sahip olmayanın elindeki alınacak diyor Matta incili, her şeye sahip olanın da hiçliği çoktan alındı zaten demeliyim, bir şeylerin olması onların gerekliliğinden mi, oldukça zaten gereklilikleri de oluyor sanki, bir şeyin olması gerekliliği her istediğimizin de olacağı gerekliliğini doğuruyor ama olanların çoğu isteklerimizden bağımsız, metafizik düşünceler…

Michel Foucault’nun Güzel Tehlike’sini Okuduk. Şimdi “Felsefesini” Çıkarımlar İle Analiz Etmeye Çalışacağız. (Vanilyalı Kahve Eşliğinde)

1. Foucault üzerine “net” bir şeyler söylemek zor ama Güzel Tehlike’yi okuduktan sonra birçok “şeyi”; en azından “yazın” olgusunu onun nasıl gördüğünü netleştirmek ( fenomenleri görebilmek) mümkün, onun temel kavramlarını akademik söylem türleri dışında algılayabilmenin herhalde en iyi yollarından birisi de bu “gizemli” söyleşi kitabı, Deleuze için dahi Foucault gizemli birisi olmuştur, hatta Foucault’nun anahtar kavramlarını analiz ettiği söyleşisinde Deleuze şunu…

Demir Abla ile “Zorba” Filmi Analizi, (İlk Yirmi Dakika) Nikos Kazancakis’in Zorba Romanı Eşliğinde

Demir abla ile Zorba filmi analizi; İlk yirmi dakika çıkarımları. ( Bu çıkarımlar filmin ilk yirmi dakikası izlendikten sonra, fenomenolojik film analizleri yöntem araştırmalarımız kapsamında “filmin yirminci dakikada durdurulması” ile yapılmıştır. ) 1: Yazar’ın bir değişim geçireceğini düşünüyor musun, filmin sonrası için yazarda olabilecek değişimler sence nelerdir? Yazar bu süreye kadar değişim geçirmeye başladı bile. Değişimin yazar ve izleyici açısından…

Nisan Ak ile Sanat: 10+10=100 Kapsamında Bir Röportaj

10 SORU, 10 KİŞİ, 100 CEVAP Affetmeyensanat.com | librimondadori.it Nisan Ak Kimilerine göre cevabı basit kimilerine göre ise basit olamayacak kadar bileşik olan bir soru ile başlayalım, bir meslek adı vererek kendinizi tanıtacak olursanız: a) “Kimsiniz?”, b)“Bu mesleğin-kimliğin günlük rutin işleri-davranışları nelerdir?” c)“Mesleğinizde-varlığınızda olmazsa olmaz dediğiniz ne tür etik kurallar var-var oluyor ya da olmalı-varoluşa bürünmeli? d) Bu etik kurallar nasıl doğmuş-yaratılmış olabilir?”…

Sanatın Anlam Arayışı. Sanat:10+10=100 Kapsamında Psikolog Ayfer Veli ile Röportaj

10 SORU, 10 KİŞİ, 100 CEVAP: AYFER VELİ Affetmeyensanat.com | librimondadori.it    RÖPORTAJ ÖNCESİ KISA BİR AFFETMEYEN ÇIKARSAMA: Bir “sanat” yapıtı “psikolojik”tir çünkü psikanalitik-algılama-bilgiyi alımlama olgularını  ve süreçlerini içerir. Her sanat yapıtı “herkes” için “sanat yapıtı” değildir çünkü her yapıtın “algılanma” süreci farklıdır. Bir sanat yapıtı “bireysel” olabildiği gibi “toplumsal” da olabilir. Sanat sadece sanat değildir, psikolojinin bir çalışma yöntemine…

Sanatın Anlamı. Sanat:10+10=100 Kapsamında İsmail Çoban ile Röportaj

10 SORU, 10 KİŞİ, 100 CEVAP Affetmeyensanat.com | librimondadori.it İsmail Çoban Soru cevap Kimilerine göre cevabı basit kimilerine göre ise basit olamayacak kadar bileşik olan bir soru ile başlayalım, bir meslek adı vererek kendinizi tanıtacak olursanız: 1 “Kimsiniz?” Soru bir köylü çocuğu için zor değil, çocukluğumda bildiğim iki şansım vardı bunlardan biri, babam gibi çiftçi olmak ikincisi ise öğretmen olmak.…

Fenomenolojik Bir Paul Auster Anti-Röportajı: New York Üçlemesi-2: “Hayaletler” Üzerine

  Anahtar Kelimeler: Paul Auster, New York Üçlemesi: Cam Kent, Hayaletler, Kilitli Oda, Özet: Benim adım Paul Auster. Bu benim gerçek adım değil.   Adı Mavi olan bir özel dedektif Beyaz diye birinden bir iş alıyor, iş ise şu: Turuncu caddede oturan Siyah’ı takip etmek ve bunu sürekli Beyaz’a raporlamak, olaylar ilerledikçe Mavi renk olarak da yaşamsal olarak da izlediği…

Sosyoloji bir dövüş sporu mudur? Pierre Bourdieu Çalıştayı İzlenimlerimiz

Anahtar kelimeler: Pierre Bourdieu, Dünyanın Sefaleti, La misère du monde Özet: Sosyoloji bir spor mudur?   Pierre Bourdieu’nun Dünyanın Sefaleti ( La misère du monde ) eserine göz atıyorum, 951 sayfalık epey hacimli ve yoğunluklu bir kolektif çalışma ve daha kapağından itibaren nedense bir “toplumsal müdahale” aracı olma izlenimini uyandırıyor, kitap 1990’lı yılların başında Bourdieu’nun yönettiği bir araştırma ekibi tarafından…

Bir Ali Lidar Röportajı, Edebiyat ve Felsefeye Dair: “Hadi Röportaj Yap da Okuyalım!”

Bir Ali Lidar Röportajı: Hadi Röportaj Yap da Okuyalım! ( Bu röportajın ses kaydı, Pierre Bourdieu’nun sosyoloji kuramı ve bu kuramın sosyolojik mülakat yöntemleri ekseninde “deşifre edilmiş olup” gerçeğe tamamen sadık kalınmıştır. ) Temmuzun üçü, günlerden çarşamba, saat dört olmak üzere, çantamızda “gizli” bir hediye ile Ali Lidar’ı Eskişehir Adımlar Kitabevi’nde bulduk, her zamanki gibi orta katta; pencere kenarındaki koltuğundaydı, “Aşağısı…

Sanat: 10 soru, 10 kişi ve 100 farklı cevap ( Ayrıntılar YAKINDA )

10 sorudan, muhtemelen 100 farklı cevaptan oluşan, 10 soru, 10 kişi, 100 cevap temalı röportaj-dijital kitap projemiz için kısa bir bilgi: Sanat kuramı alanında çalışacaklar için bir sosyolojik veri tabanı oluşturma amacını güttüğümüz bir projemiz bulunmakta. Aynı 10 soru, başlangıçta birbirini tanımayan 10 farklı kişiye sorulacak, cevaplar sitemizde yayımlanarak kullanıcıların erişime açılacak ve alınan 100 farklı cevap sosyoloji ve fenomenolojik…

Gülün Adı; Yaşamın Anlamı, Umberto Eco’nun “göstergebilim” (semiology) algısının fenomenolojik ontoloji temelinde bir analizi ve eleştirisi

Güneş batmak üzere dostum, on metre uzaktaki ıslak kayaların ( yağmur az önce dindi ) iyice ışıldattığı kıyının ötesi ışıyan deniz, ( ay ışığını doldurup içmek; geceye hiç kanmadan ) denizin daha ötesi ise sonsuzluk dostum, onun adı: Sonsuzluğun Adı. Masadaki kahve fincanından albatros sesi eşliğinde ( fufliuuup-fufliuuup ) bir yudum alıyor, martı seslerini kokluyor, denizdeki yosun kokularına dokunuyor, dudaklarımdaki vanilya…