¿…AffetmiyorumAffet…¿… AFFETMEYEN REKLAMLAR: Yaşamınızın affetmeyen yayını bir affetmeyen kadar uzağınızda, bu yayında hemen yerinizi alın ve hiç kimse sizi affetmesin…Hayatınızın bu en büyük şanssızlığını SAKIN KAÇIRMAYIN…AFFETMEYİN!

AFFETMEYENSANAT-MANİFESTO AffetmiyorumAffet: Ağaç ye, entelllllektüel aptal sinsi insanlara bak, sokaklarda ciğerini dolaştır, rüzgarın sızlasın, lokal anestezi olarak yaşam, bir çocuk ciğeri yalıtılmış bilgisiyle beş kuruş, kendini akademik satan akademisyenlerin var ne kadar da şanslısın... Çağın iki yüzlülüğüne ve suratsızlığına en sağlam örnek değil midir: sürekli her yanda suratının fotoğrafını çeken insanlar...Kendini satan insanlara bak dünya tezgahında açık eksiltilen açık arttırmayla, karga ciğeri sömürenleri duy, bu çağda yaşamak kolay şey, insanını az kapatır mısın... Bir şey bildiğimi düşünebilsem bunların hiçbirini bilmek istemezdim oysa...Duyuyorum: 'entelllllektüel aptal' bir çağdayım, entelllllektüel aptal insanlar uluyor... Benjamin'in en nefret ettiği sinsi-yoz kitle üretim biçimi... Sanal ironi ve belleksizlik üretimi...Bellek arttıkça belleksizleşmek dejenere çağa özgü bir duyarlılık biçimidir...Kendilik törpülenmesi..Kitsch duyarlılıklar üretim merkezi...Bir şey bildiğimi düşünebilsem bunların da hiçbirini bilmek istemezdim oysa...Haydi, gel ve ona hoşçakal de, bak: yaşam geldi... AffetmiyorumAffet

Affetmiyorumaffet David Lynch ve Mulholland Çıkmazı

  Ciao David, Silencio!       Soğuk ve yağışlı bir gece, açık gri bir Cadillac ile karanlık bir yolda ilerliyorduk, arka koltukta David Lynch diye birisi vardı, bunu duyunca şaşırmıştık, şu yönetmen David ile bir bağı var mıydı, bir bağı yokmuş, hatta bu yönetmenin dünyanın en iyi filmleri arasında gösterilen Mulholland Drive adlı filmini izlemiş ama pek bir şey anlamamış,…

Affetmiyorumaffet kripto para; Sanatlarını satamayan(!) ‘sanatçılar’ için öneri: atölyelerinizde bitcoin-altcoin madenciliği yapabilirsiniz!

Soğuk ve yağışlı bir geceydi, bir saate kadar Satoshi Nakamoto diye birisi gelecekti, dostum san-at dedektifi Mellini Nomüzikoloni onu karşılamak için dışarıda olduğundan oturma odasının yanındaki salonda, ikili koltukların yerini değiştirmek gibi çok önemli denebilecek bir iş ile uğraşıyordum, pencere önündeki ikili koltuğu değişiklik olsun diye diğer pencerenin önüne çekerken yerde bir kağıt buldum, kağıtta yazanlar şuna benzer şeylerdi:  …

Are you listening Dolores O’Riordan?

    It was a cold dark night and suddenly… Suddenly something has happened to me ( It must be )… I remember… While Mellini Nomüzikoloni was out… I was having my cup of ‘oralet’… Per un dopo forse… Suddenly i was feeling ‘bluuuuuues’; i was utterly and totally stressed… And the thing that gets to me, is you’ll never really…

Affetmiyorumaffet Dolores O’Riordan!

Soğuk ve yağışlı bir geceydi, kapı çalındığında san-at dedektifi Mellini Nomüzikoloni’nin odasının yanındaki salondaydım, dostum Nomüzikoloni yanına bir de neşter alarak bir mavi kızılcık işi için dışarıya çıkmıştı, çıkarken öyle hüzünlüydü ki neşteri ne yapacağını sormak aklıma gelmedi, belki de dünya denen yer için biraz temiz hava açacak, belki de sadece gazoz açacaktır, hemen aşağıya inip kapıyı açtığımda Dolores diye birisi…

Galericilikteki Tek Seçicilik

Galericilikteki Tek Seçicilik  Affetmeyen konuk: Vecdi Uzun   “Bir galeride belirli bir dönemde yapılan sergiler o galeri yöneticisinin sanat birikiminin göstergesidir. Bir galeriyi değerlendirmenin en iyi yolu geçmiş sergileri ile depolarındaki resimlerini incelemekten geçer.”   “Sanatçı da Galerici de sergileme konusunda özgürdür,  ama izleyici de eleştiri hakkını kullanabilir.”   Ressam istediği resmi yapabilir, galeri istediği sanatçıyla çalışabilir,  galeri de istediği…

Sanat piyasasında 2 bin sahte resim mi, en az 2 bin gerçek ‘sahte’ mi?

  Havanın epey soğuk olduğu yağışlı bir gecesiydi, pencerenin dışındaki kuşlar uluyor; hafiften kar taneleri düşüyordu, dostum san-at dedektifi Mellini Nomüzikoloni kadından ayrıldığı için canı sıkkın bir halde evden çıkarak, ‘Sanatçılar Giremez!” isimli L. nin işlettiği bir bara oralet içmeye gitmişti, aradan on dakika geçmedi ki kapı çalındı, beşli ganyanın açık olduğu gazeteyi sağdaki koltuğa bırakıp aşağıya indim, kapıyı açtığımda Wolfgang Beltracchi…

Affetmiyorumaffet Exuma!

Soğuk ve yağışlı bir geceydi, dostum ünlü ama meşhur olamamış sanat dedektifi Mellini Nomüzikoloni pencere kenarındaki kuşa raptiye atarken kapı çalınşıtı ve aşağıya inmiştim, kapıyı açtığımda yanında Attica diye arıya benzer bir şey ile kara büyü ile uğraşan Exuma diye birisi içeriye girdi, rüzgarlı kar kokusu pek anlamadığım bir takım mırıldanmalar ile birlikte  içeriye dolmuştu… İçeriye giren kişinin söylediği mırıltılar…

Sanat ödülleri mi, san-at ‘nodülleri’ mi? “37. DYO RESİM YARIŞMASINDAKİ SKANDAL HAKKINDA!” diye başlayan bir mektup aldık

Soğuk ve yağışlı bir geceydi, karlı gök altında köpekler uluyordu, dostum sanat dedektifi Mellini Nomüzikoloni şömine başında oraletini içiyor ve pencere kenarındaki kuşa raptiye atmaya çalışıyordu, sonra kafese doğru yürüyerek iyice pencere kenarına yaklaştı, birden dışarıya baktı ve seslendi: “Postacı bir şey bıraktı kapıya…”   Bunu duyar duymaz elimdeki gazeteyi dörde katlayıp ceketimin sağ cebine koydum ve hemen aşağıya indim,…

Araç çubuğuna atla