AffetmiyorumAffet Raskolnikov! Ve o balta.

Spread the love

AffetmiyorumAffet Raskolnikov! Raskolnikov şaşkın bakışlarla gizemli yabancıya bakıyordu, gizemli yabancı elindeki telefonu kapattıktan sonra Raskolnikov’a kapıyı işaret etti;

Bölüm 7

“Lillipotti birazdan gelecek, ama boyacıların dışarıya çıkmasını bekliyor, yoksa yukarıya çıktığını görebilirler…”

“Boyacılar mı?” diye sordu Raskolnikov anlamaya çalışan bir tavırla, “Boyacı görse ne olacak, hemen gelseydi, şu tefeciyi gördükçe dayanamıyorum daha fazla…”

“Yahu, geçen sefer o boyacılar dışarıya çıktı diye zar zor yırtmadın mı sen, alt kattaki açık kapının arkasına saklanmasaydın aşağıdan gelenler bulmayacak mıydı?”

“Geçen sefer mi, neyin geçen seferi?”

“Bilmiyormuş gibi konuşup ta insanın canını sıkma moruk, sen de okumuşsundur sonradan, bir de neyin geçen seferi diyor, hadi şu kadının boynundaki para kesesini al, kadının ceplerinden birinde de komodin ile sandığın anahtarları olacaktı, sol cebi olabilir, çok uzun zaman önce okumuştum bu vaziyeti…”

 AffetmiyorumAffet Raskolnikov! Alt kattaki açık kapının arkasına saklanmasaydın ve boyacılar aşağıda olmasaydı aşağıdan gelenler bulmayacak mıydı?”

Raskolnikov bir an önce tefeci kadından kurtulmanın gayretiyle elindeki baltayı yere, koltuğun yanına bıraktı. Sanki tefeci kadın cüzzamlıymışçasına ya da etrafında görünmeyen, elektrikli bir dalga: modern bir hastalık katmanı yayılıyormuşçasına üzerine bu hastalıktan bulaşmamasına epey dikkat ederek, önceki gelişinde kadının anahtarları çıkardığını gördüğü kadının ceplerini yoklamak için hemen koltuğun kenarına düşmüş kadının elbisesinin ceplerine uzandı, sağ cebinden bir tıkırtı duydu kadının. Kendini iyice toparlamıştı, başı dönmüyor, içeriye girerken duyduğu o göz kararmasının da artık kesildiğini fark ediyordu, her ne kadar elleri titremesini sürdürse de tefeci kadını ortadan kaldırma işini bu gizemli yabancıya yaptıracak olmanın güveni onu yavaş yavaş kendine getirmeye başlamıştı. “Az daha ne yapıyordum,” diyordu, “şu gelen kimse haklı gerçekten, birisini bulup ona yaptırabilir, sonra da parayla binlerce ihtiyacı olan insana yardım edebilirdim, bak, ellerim hala titriyor, bu tefeciyi vursam kendimi ele dahi verebilirim…”

 

 AffetmiyorumAffet Raskolnikov! Para kesesi nerede?

Daha sonraları kadının ceplerini araştırırken çok dikkatli olduğunu, o modernite hastalığının üzerine bulaşmaması için çok dikkat ettiğini hatırlamıştı. Anahtarları hemen buldu zaten, önceki gelişinde gördüğü gibi bir deste içerisinde çelik bir halkaya takılmış haldeydi anahtarlar. Anahtarları bulduktan sonra kararsız bakışlarla gizemli yabancıya doğru bakmasını sürdürünce,

 

“Haydi yatak odasına,” dedi kararlı bir sesle gizemli yabancı, “orda tasvirlerin olduğu büyük bir dolap olacak, yatağın altındaki sandıklara bakmayı unutma. Kadının boynundaki para kesesini aldın mı?”

 

“Para kesesi mi, nerede?”

“Yahu kadının boynunda ip var, görmedin mi, çeksene şu ipi, hala boş boş bakıyor, çek şu ipi, onun ucunda para kesesi olacak, bak bakalım hala orada mı, belki bizden önce başka birisi girip çalmıştır…Ya da tamam, önce kadının odasına git, sonra alırsın, dediğimi duyuyor musun?”

 

Raskolnikov kadının yatak odasına girer girmez odanın karşısındaki o tasvirlerin olduğu dolabı gördü, sağdaki duvar boyunca gri pamuklu bir yorganın olduğu bir yatak vardı. Ama gizemli yabancıdan önce buraya istihbarat şubeden birileri herhalde gelmiş olacak: güvenlik önlemleri epey arttırılmıştı, gizemli yabancının yatağın altında sandık olacak dediği sandığın yanında iki tane şifreli çelik kasa vardı, o büyük dolaba da çelik şifre bölmesi eklenmişti. Raskolnikov dolabın yanına gitti kilidin açılamayacağını anlayınca komodinin yanına gitti, elindeki anahtarları komodinde denemeye çalışırken bir taraftan da çelik bir kuşakla komodini ve arkadaki dolabı sarmalayan çelik şifre bölmesinin ne olduğunu anlamaya çalışıyordu. Komodinde anahtarları ifadesiz bakışlarla şıkırdatırken ellerinden ve kollarından soğuk ürpermelerin geçtiğini fark etti, bu anahtarlarla bu dolapları açması mümkün değildi. Bir an her şeyi bırakıp buradan kaçmayı düşündü, sonra vaz geçti, artık çok geçti bir şeylerden vazgeçmek için, buraya kadar gelmiş ve tefeci kadına kapıyı açtırmıştı, tefeci kadını vursa bile o gizemli yabancıyı da vurması gerekecekti, çünkü o tanıktı artık, hem birazdan o Liloppi ya da her kimse o da gelecekti, etti mi sana üçüncü tanık, bu üçüncü kişi, hatta o gizemli yabancının dediği gibi tefeci kadının kızkardeşi Lizavetta da gelirse tam dört kişiden birden kurtulması gerekecekti. Oysa Lizavetta’ya asla zarar vermek istemezdi. İleride anlaşılacağı üzere Sonya’ya İncil veren kişi de Lizavetta’ydı zaten. Sonra birden aklına onu sarsan bir düşünce geldi, “Neden Lizavetta gelmeden bu üç kişiyi de ortadan kaldırmıyor? Şu gizemli yabancının onu uyandırması, birazdan Lizavetta’nın açık kapıdan içeriye girebileceğini söylemesi iyi olmuştu ama ya şu üç kişiyi hemen ortadan kaldırırsa? Bu neden olmasın ki, nereden geldiği anlaşılamayan şu gizemli yabancıyı ortadan kaldırsa toplum temizlenmiş olmaz mıydı, basit suçlardan daha da kötü olan şey örgütlü suçlar değil miydi?”

Bu son düşüncesi zihninden geçerken daha önce korkup o gizemli yabancının dediklerini yaptığı için hafifçe alaylı bir biçimde gülümsedi.

Hemen komodinin yanında duran bir kumaş sarmalanmasını yakaladı ve sakin bakışlarla gizemli yabancının durduğu odaya gitti, içeriye girerken:

“Dolabın kapağını kırmam gerekecek, anahtarlar açmıyor,” dedi ve gizemli yabancı daha ne olduğunu anlamadan az önce tefeci kadının yanına bıraktığı baltayı alıp hızla başının üzerinde kaldırarak pencerenin kenarında durmuş, sokağın köşesine bakan gizemli yabancıya doğru yürümeye başladı.

 

Gizemli yabancı, arkasındaki tıkırtıyı duyar duymaz hızla geri döndü ve hafif korkulu gözlerle ona bakarak:

“Ağır ol aslanım, delirdin mi sen, adama kalkar iş verirsin, şunun yaptığı şeye bak, bırak o elindeki baltayı.”

AffetmiyorumAffet Raskolnikov! Ve o balta.

AffetmiyorumAffet Raskolnikov! Ve o balta.

AffetmiyorumAffet Raskolnikov! Ve o balta.

AffetmiyorumAffet Raskolnikov! Ve o K. köprüsü.

Bölüm 6 AffetmiyorumAffet Raskolnikov!
Bölüm 7 AffetmiyorumAffet Raskolnikov! Ve o balta: 
Bölüm 8 AffetmiyorumAffet Raskolnikov! Ve o rehin kutusu: 
Bölüm 9 AffetmiyorumAffet Rakolnikov! Ve Lizaveta Ivanovna:

Comments

comments

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

four − three =