AffetmiyorumAffet Raskolnikov! Ve o rehin kutusu.

Spread the love

AffetmiyorumAffet Raskolnikov! Ve o rehin kutusu.

Raskolnikov epey kararsız kalmıştı, baltayı başının üzerinde tutmuş, karşısındaki gizemli yabancıya bakıyor, kolları yavaşça uyuşurken ne yapacağını düşünmeye çalışıyordu, tefeci kadın koltukta bayılmış haldeydi, gizemli yabancı ona bir şey koklatmış olacaktı.

Bölüm 8

Birden onu epey tedirgin eden bir düşünce gelmişti aklına: Ya bu ikisi de işbirliği etmişse, ya tefeci kadını vurup ondan sonra da onu ortadan kaldırmaya kalkarlarsa, ya hiçbir zaman bunlardan kurtulamazsa? Kolları iyice uyuştuğu için baltayı iyice yukarıya kaldırdı, ona ifadesiz ama derinliklerinde gizlenmiş yoğun bir korkuyla bakan gizemli yabancıya doğru savurdu, baltanın tersi tam gizemli yabancının başına inecekti ki, omzundan onu hızla çeken birisi baltanın boşluğu biçmesine neden oldu, sendeleyerek iki adım geriye gitti, yarı açık kapının kenarına sağ omzunu çarparken, gizemli yabancının iki adım yanında dikilen, dikdörtgen çehreli, korku veren gülümseyişli, epey uzun boylu birisini gördü, bu Lillipotti olacaktı, Lillipotti yanındaki gizemli yabancıya doğru sağ omuzu üzerinden hafifçe dönerek;
“İyi sesinizi duydum, yoksa ikiye biçecekti seni…”
“İçeriye nasıl girdin, kapatmamış mı yine kapıyı?”
“Aralıktı, kilitlenmemiş, itince açıldı.”
Gizemli yabancı Raskolnikov’a doğru bakarak sakin bir ses tonuyla:
“Şu kapıyı doğru düzgün kapata, şu işi çözelim artık aslanım, bak iyice içinden çıkılmaz duruma sokacaksın her şeyi, sana iyilik edelim, hayatının akışını değiştirelim dediysek suç bizde mi?”

AffetmiyorumAffet Raskolnikov! Ve o komodin.

Raskolnikov yavaş yavaş kendini toparlamaya başlamıştı, alt kattan birtakım sesler duymaya başlayınca, gizemli yabancıya içten içe hak vererek hemen kapıya uzandı, kapıyı kapattı, kapının arkasındaki sürgüyü çektikten sonra pencerenin önünde, duyamadığı bir ses tonuyla Lillipotti ile konuşan gizemli yabancıya doğru bakarak:

“Dolaba anahtar uymuyor,” dedi kararsız bir ses tonuyla, “Dolabın önüne bir şey yaptırmış bu tefeci…”
“Şifreli kilit yaptırmıştır, Lillipotti hazırlıklı geldi zaten, açar şimdi kilitleri kasaları, çantan nerede Lilipo?”
Lillipotti Raskolnikov’a doğru korku veren adımlarla yürürken:
“Kapının dışında kaldı, bu deliye engel olayım derken…” Sonra Raskolnikov’un yanından ona göz ucuyla bakarak geçti, kapının sürgüsünü açtı, kapıyı aralayıp hafifçe sağa doğru uzandı, doğrulup içeriye doğru girdiğinde elinde kalın kilitli, açık kahverengi deri kaplama bir çanta vardı, kapıyı tam kapatacağı sırada, gizemli yabancı Raskolnikov’a bir şeyler söylerken, işaret parmağını dudaklarına doğru biraz götürüp:
“Yukarıya gelenler var,” diye seslendi hafifçe, sonra gizemli yabancıya doğru bakmaya başladı.
“Yavaşça kapat kapıyı, ya Lizavetta’dır ya da bu tefeci kadının kazıkladığı yoksul müşterilerden biridir.”
Lillipotti kapıyı yavaşça kapadı, sürgüyü çekti, gizemli yabancının gözleriyle tefeci kadını işaret ettiğini görünce, çantanın içerisinden bir ip çıkardı, çantayı hemen kapının ardına bıraktı, ipi sol eline dolayarak tefeci kadının durduğu koltuğa doğru yavaş adımlarla ilerlemeye başladı.
“Onu boğacak mısınız?” diye sordu Raskolnikov, iyice kendine gelmeye başlamıştı, artık tek istediği şey bu tefeci kadından kurtulup bir an önce dışarıya çıkmaktı, buraya ne için geldiğini dahi hatırlamıyordu.
Lillipotti sol eline doladığı ipi biraz gevşetti, ipin bir ucuna tefeci kadının ensesinden geçirdi ve sağ eliyle hızla ipi çekti, tefeci kadının hırıltılı bir haykırışla ipi tutmaya çalıştığı duyuldu, kadının saçlarını ensesinde topladığı kemikten kırık tarak tam Raskolnikov’un bir adım ilerisine düşmüştü.
Raskolnikov, baltayı hala sol elinde tutarken, yerdeki kırık tarak parçasını alıp, ifadesiz bakışlarla tefeci kadının boğazındaki ipi iyice geren Lillipotti’ye doğru bakarken:
“Dünya bir sülükten kurtulacak, başka ne olacak ki,” diye seslendi, sonra elindeki baltayı Lillipotti’ye doğru uzatırken, “İndir şu baltayı, bitir şu işi artık…”
Lillipotti, gerek yok, dercesine ona baktı, bu sırada gizemli yabancı Raskolnikov’un bir adım gerisine kadar gelmişti, Raskolnikov sol omzuna dokunan bir eli algıladı, hafifçe ürpererek geriye baktı, gizemli yabancı:
“Tefecinin işi bitti, birazdan annen arayacak, biz şu kasalara bakalım önce bir…” dedi ve arkasından Raskolnikov’un geleceğini düşünerek tefeci kadının yatak odasına girdi. Raskolnikov tefecinin yatak odasına girmeden geriye doğru döndü, Lililpotti, ipi tamamen bırakmış, kapının arkasında yerde yatan tefeci kadına bakıyordu, onun baktığını görünce eliyle bir işaret yapıp:
“Tefeci bundan sonra değil dörtte bir faiz, verdiği parayı dahi alamaz, “ dedi aceleci ve gürleyen bir ses tonuyla, “Bizim mika da bu tefeciden borç almıştı bir ara, sülük gibi insanı emer böyleleri, açamadınız mı dolabı?”
“Kilidin önünde tuhaf bir şey var, dedi Raskolnikov aceleci bir ses tonuyla, tekrar yerde yatan tefeci kadına baktı ve dönüp, dolabın önündeki kilide bir şeyler yapan gizemli yabancının yanına doğru ilerlemeye başladı.
Oda epey serinlemişti, nedense bu oda dışarıdaki odaya göre biraz daha serindi. Raskolnikov, tefecinin yatağının altındaki kutulara bakarken, gizemli yabancı komodinin ilerisindeki dolabın kapağı üzerine takılmış şifreli kilitle uğraşıyordu.
Gizemli yabancı iki şifre denedi, sonra yatak odasına giren Lililpottiye doğru Raskolnikov’un sağ omuzu üzerinden bakarak:
“Tel tokaya gerek kalmayacak, ” dedi ifadesiz bir ses tonuyla, “Bu kasanın şifresi 1-2-3-4 müş.”

AffetmiyorumAffet Raskolnikov! Ve o rehin kutusu.

AffetmiyorumAffet Raskolnikov! Ve o binaya gelmeden,

AffetmiyorumAffet Raskolnikov!

AffetmiyorumAffet Raskolnikov!

Bölüm 6 AffetmiyorumAffet Raskolnikov!
Bölüm 7 AffetmiyorumAffet Raskolnikov! Ve o balta: 
Bölüm 8 AffetmiyorumAffet Raskolnikov! Ve o rehin kutusu: 
Bölüm 9 AffetmiyorumAffet Rakolnikov! Ve Lizaveta Ivanovna:

Comments

comments

  2 comments for “AffetmiyorumAffet Raskolnikov! Ve o rehin kutusu.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

eleven + eighteen =