AffetmiyorumAffet Derrida!

Trendeyiz, yanımda Derrida diye birisi var, pencere kenarındayım, söylediğine göre yapı-inşaat işleriyle uğraşıyormuş, daha çok bina yıkım işlerini alıyorum, demişti sol tarafımızda uzanan deniz manzarasına bakarken, fatura işlerini nasıl hallediyorsun, diye sordum, müşteriler fatura istiyordur sonuçta, onları bir emlak dükkanı işleten arkadaşın üzerinden kestiriyorum, dedi piposuna tütün koyarken, mülkiyet işleri zor sonuçta…
Ondan bahsetmemi istedi.

Onunla nerede karşılaştım ilk defa, bunu hatırlamıyorum ama en azından bir defa karşılaşmış olmalıydık çünkü ilk defa gördüğüm ya da ilk defa göreceğim birisi değildi. Bir noterde çalışıyorum, bu iş nedeniyle karşılaştım belki onunla, ama o bizim büroda işe başlayana kadar onu daha önce gördüğümden emin olamamıştım. İcra dairesi olduğumuz için onlarca kişiyi görürdük, onlarca tanıdığımız kimse yüzlerce anlatacak şey olurdu ama ondan bahsetmeye gelince uzunca bir süre düşünmek gerekirdi çünkü ondan bahsederken o kadar tanıdık birisinden bahsediyor olurduk ki adeta kendimizden bahsedip bahsetmediğimiz konusunda epey şüpheye düşerdik. Onunla bizim icra bürosunda saatlerce konuşmamış hiç kimse yoktu, belki de büroda en çok onunla konuşuyorduk, onun her şeyi bildiğini hepimizden çok kelime kullandığını hepimizden hızlı yükseleceğini düşünüyorduk, onunla konuşurken o kadar heyecanlı ya da aceleci olurduk ki onun söylediği şeylerin neredeyse hiçbirini duymazdık, sadece el kol hareketlerinin ve yüz ifadelerinin ritmini takip ederdik.

 

 


GÜNCELLENİYOR…

Comments

comments