Sanat mı, alıntı mı, çalıntı mı, varsayın-tı mı?

Sanat mı, alıntı mı, çalıntı mı, varsayın-tı mı?

Dostum Mellini Nomüzikoloni oralet almak için dışarıya çıktı, bırak şu oraleti, çocukluğunu boğacaksın diyorum da inanmıyor, bu dosyadan nasıl çıkacak bilmiyorum, en azından o gelene kadar onun en son söylediği şeyler ve birkaç tanımlama çabası ile ‘Sanat mı, alıntı mı, çalıntı mı, varsayın-tı mı?’ vaziyetine başlayalım:

 

Resim, dolayısıyla sanat ‘kara paranın’ sürekli içinde döndüğü büyük bir endüstri, o nedenle ‘sanat eseri’ olarak tanımlanan her şey, ‘sanatçı’ tarafından ‘kar edilme’ amacıyla yapılmakta, sanat endüstrisi; daha da genelinde ise ‘kültür endüstrisi’ böyle işliyor. Her yanda yoğun bir ‘özgünleşmiş serializm’ var, kopyanın kopyası, yapay kişiselleşmeler bu sanat ürününü iyi bir ‘kar’ olanağı yapıyor. Sanat büyük oranda geçmişin ‘büyük ustaları’ sayesinde standartlaşabildiği için bu standartlaşmaya karşı gösterilen en küçük bir tepki dahi ‘yeni bir dil’ gibi algılanmaya başlıyor, oysa tepkileri gösterenlerin sanatsal derinliği o kadar yüzeyde ki. Sanatsal materyal üzerinde hakimiyet, banka hesabı üzerinde hakimiyettir. Sürekli bu yapay karşı çıkışları çoğalttıkça karşı çıktığınız nesnenin kendisini dahi kaybettiğinizin farkında değilsiniz, bir şeye karşısınız ama neye karşı olduğunuzu kendinizde bir yerden sonra fark etmiyorsunuz…

Nasıl bir dünyada kaldığımı otelciye sordum, müşteriler gidene kadar biraz bekleyin, dedi.

 

VARAN 1: Bir kimse asla kendini ‘sanatçı’ olarak niteleyemez, nitelememeli, ‘sanatçı’ bir nitelik değil, her kimliği kapsayan nicelikli bir hiç kimseliktir.

 

VARAN 2: Resim yapıyor olmanız ‘sanatçı’ olduğunuz anlamına gelmez; sadece resim yapıyor olduğunuz anlamına gelir.

 

VARAN 3: Artan nüfus nedeniyle her gün yeni bir ‘sanatçı’nın türemesi normal; ama hepsinin bu kadar ‘sığ’ olması normal değil.

Elbette;

Sanatçı aslında burada tecimsel kaygılar güderek dışavurumsal keskin çizgiler içerisinde provakatif bir yaklaşım benimseyerek girift bir edinimsel devinimselliği hazırlamış, diyerek işin içinden çıkamayız…

Tanımlamalardan devam etmek gerekirse;

– İntihal:
“Bugünün bilim dünyasında başkasına ait bir bilgiyi kaynak belirtmeden, işaret etmeden kendisine ait gösterme, bu bilgiye eserinde yer verme, bilgiyi aşırma karşılığı olarak daha yaygın kullanılsa da güzel sanatlarda da yüzyıllardır görülen bir uygulama olarak karşımıza çıkmaktadır.”

– İntihal:
“Başka bir kimseye ait olan bilgi, fikir ve görüşlerin, gerekli hiçbir atıf yapılmadan sanki kendisi tarafından ortaya çıkarıldığı ve yazıldığı intibaını vermek, fikir ve bilgi aşırılması başka bir deyişle intihal anlamına gelir. Örneğin, atıf vermeden fikir, görüş ve bilgilerin aynen alınarak yazılması, internet veya başka kaynaklardan kopyalanarak tıpkıbasım (internet download) yapılması fikir ve bilgi aşırılması ve intihali kapsamındadır.”

– İntihal:
“Başkalarının düşüncelerini, görüşlerini bilgi kaynağını bildirmeden ve atıfta bulunmadan bilinçli olarak ya da farkında olmadan alıp kullanmak ve kendi görüşünüz gibi sunmaktır.”

– İntihal:
” Başka birinin eserini kendisinin gibi gösterme, çalmadır. Edebiyatta başka birinin eserini benimsemek demektir. Daha geniş bir ifade ile, herhangi bir eseri nereden ve kimden alındığım, kimin eseri olduğunu gizleyerek değiştirip yeniden yazmak manasına gelir.”

– İntihal Nedir:
” (TDK: aşırma) Bir kişinin eserinde başka kişilerin ifade, buluş veya düşüncelerini kaynak göstermeksizin kendisine aitmiş gibi kullanması. İntihal bir tür sahtekarlık ve hırsızlıktır. En kısa tabirle çalıntı içerik olarak tanımlanabilir. ”

 

Şöminenin yanındaki masanın üzerinde, dostumun uçak yapmak üzere kopardığı ve herhalde kuş kafesine atmak için kağıttan bir top yapacağı bir kağıdın üzerinde Jean Baudrillard diye birisinin bir sözünü gördüm:

“Çağdaş sanat, estetik yargıları temellendirmenin imkansızlığından yararlanır ve onu anlamayanların ya da orada anlaşılacak bir şey olmadığını idrak edemeyenlerin suçluluk duyguları üzerinden spekülasyon yapar.”

Jean Baudrillard

 

 

Flore Gardner, Chiasmus, 2012 / Manolya Çeliker, “Aya da tok güneşe de”, 2016

 

Flore Gardnerportfolio için: http://www.textileartist.org/flore-gardner-looking-looking-looking/

 

Lisa Kokin, Jewish Science, 1998 / Manolya Çelikler, Sessizlik, 2015

 

 

Mireille Vautier, “Les racines carrées”, 2010 / Manolya Çelikler, “T.C. Anayasa üzerine dikiş”, 2015

Mireille Vautier, Portfolio için: http://www.mireille-vautier.com/

 

 

Lisa Kokin, Persona, 2001 / Manolya Çelikler, “Kafes Serisi”, 2015

Lisa Kokin portfolio için: http://www.lisakokin.com/book-art-altered-two.html

 

Lauren DiCioccio, The Great English Letter Writers, 2009 (Detay) / Manolya Çelikler, Campaign Jr. Dergisi Kapak Görseli – 2015

Lauren DiCioccio portfolio için: http://laurendicioccio.com/

 

Zin Helena Song / Mükerrem Baki

Zin Helena Song Portfolio için: http://www.helenasong.com/

 

Remi Rough / Mükerrem Baki

Remi Rough Portfolio için: http://remirough.com/

 

 

Remi Rough / Mükerrem Baki

Remi Rough Portfolio için: http://remirough.com/

 

Justin Mortimer, ‘Hex II’, 2013 – Sedat Ayhan, ‘patoloji’, 2015

Justin Mortimer, Portfolio için: http://justinmortimer.co.uk/

 

Gonzalo Lebrija, Avión, 2005 – Mehmet Ali Uysal, Plane, 2016

Gonzalo Lebrija, Portfolio için: http://gonzalolebrija.com/

 

Daan Van Golden, ‘White Painting’, 1966 – Mehmet Ali Uysal, ‘Memory Photo of a Frame’, 2013

Daan Van Golden, Portfolio için: http://www.greenenaftaligallery.com/artists/daan-van-golden

 

Jeppe Hein, ‘PLEASE DO NOT TOUCH THE ARTWORK, 2009 – Saliha Yılmaz, ‘PLEASE DO NOT TOUCH THE ART PIECE’, 2015

Jeppe Hein, Portfolio için: http://www.jeppehein.net/

 

Polly Morgan, ‘To Every Seed His Own Body’, 2006 – Tayfun Serttaş, Le Musée d’Histoire Naturelle de Constantinople Sergisi, 2015

Polly Morgan, Portfolio için: http://pollymorgan.co.uk/

 

 

Sofia Hulten, ‘769n Market’, 2013 – Genco Gülan, ‘Paralel Evrenler’, 2016

Sofia Hulten, Portfolio için: https://www.artsy.net/artist/sofia-hulten

 

 

Hamid Savkuev – Samir Ramazanov (TJK Resim Yarışması Birincilik Ödülü)

 

“Birinci seçilen resim orjinal değil” iddiası

Türkiye Jokey Kulübü’nün 10. Resim Yarışması sonuçlarının açıklaması ile birlikte, sosyal medyada Şerif Sümer isimli bir sanatsever tarafından ortaya ilginç bir iddia atıldı. Sümer’e göre TJK Resim Yarışmasına katılan 767 eser içerisinden birinciliğe layık görülen Samir Ramazanov’a ait “Başarısız Atlayış” adlı eser, “orijinal değil”

Sosyal medyadaki sayfasında her iki resmi yan yana koyarak dikkatleri bu konuya çeken Şerif Sümer, “10.TJK resim yarışması’nın sonuçlandığı andan itibaren fark ettiğim sahtekarlığın gerçekliğini ispatlamak için aradığım resmin orijinalini bulmak günlerimi alsa da, sonunda buldum. Yapılan sahtekarlığı bütün herkesle paylaşarak öğrenmelerini istedim. Samir bey cesaretli fakat “Başarısız Atlayış yaptı” şeklinde bir de yorum paylaştı.

Yarışmanın Seçici Kurulu 21 Eylül 2014 Pazar günü Saat 10.00’da İstanbul Veliefendi Hipodromu Şeref Tribünü Giriş Kat Salonu’nda toplanmış ve Prof. K. Tayfun Erdoğmuş, Haşim Nur Gürel, Prof. Ergin İnan, Prof. Kemal İskender, Prof. Balkan Naci İslimyeli, Türkiye Jokey Kulübü Asli Üyeleri Dr. Ergon Mengi ve A. Semiral Bilbaşar’ın yer aldığı Seçici Kurul tarafından yapılan oylamada; Samir Ramazanov’a ait “Başarısız Atlayış” adlı eser birinci, Ekin Koç’a ait “İsimsiz” adlı eser ikinci, Hidayet Üstün’e ait “İsimsiz” adlı eser üçüncü seçilmişti.

 

Berta Vicente, “Xènia”, 2012 – Merve Morkoç ‘2+1’, 2014

Berta Vicente portfolio için: http://bertavicente.format.com/

 

 

Horacio Salinas, ‘Middle Age’, 2007 – Zeynep Birced, ‘the appeal of ambiguity’, 2016

Horacio Salinas, Portfolio için: https://www.horaciosalinas.com/

 

 

#benzerişler hesabındaki görseller googla da aratılmak suretiyle yeniden oluşturulmuştur.

 

Kaç çeşit SANAT AKLAMA yöntemi bulunmakta? ( Çok zor soru! )

Bir sayı vermek mümkün değil, burada bütün yaratıcılığınızı kullanmanız ve”karmaşanın içindeki ‘spesifik’ sadelik arayışında” yoğunlaşmış olmanız; hatta nesnenin anlamını nesneden bağımsız olarak kurmak gibi basit denebilecek hünerlerinizin de olmuş olması gerekir, bunu yaparsanız  akla gelmeyecek yöntemler bulabilir ve kullanabilirsiniz. O nedenle sınırsız sayıda ‘sanat aklama’ yöntemi vardır denebilir. Aklama yöntemleri sanatçıdan-sanatçıya, küratörden-sanatçıya, sanatçıdan-küratöre, küratörden-küratöre, küratörden-ikinci el eşya dükkanlarına ve küratörden galeri sahibine; geniş bir çeşitlilik gösterir. Burada finansal sistemlerde kullanılan araçların çeşitliliği de önemli olmaktadır. Artık çağımızda ‘sanatçılar’ ve onların çoğu zaman çok yakınında olan yasadışı gelir elde edenler kendi paralarını kendileri aklamıyor, bunu yapan ‘sanat galerileri’ eksenli firmalar var. Bu kimseler ‘yaptığınız eserleri pek de incelemeden’ sizi bir takım sergilere ve yerli-yabancı galeri koleksiyonlarına davet ediyorlar, hizmetlerine karşılık olarak ya komisyon, prim adı altında gelir elde ediyorlar ya da yakın zamanda fiyatı ikiye katlanacak ‘modern sanat’ eserlerinin bazılarını koleksiyonlarına katarak ellerinde tutmayı tercih ediyorlar.

“Karmaşanın içindeki ‘spesifik’ sadelik arayışında” olunuz azizim, hayat ve havyar burada!”

VE ZOONUS:

1700 lerde yaşayan Johann Pachelbel’in Bulutsuzluk Özlemi’nden izin almadan ve kaynak belirtmeden Sözlerimi Geri Alamam’ın piyano versiyonunu yapması ve beste üzerinde hak iddia etmesi konusunda ne denebilir ki… Herhalde Pachelbel o devirlerde ‘telif hakları yasası’ diye bir şey olmaması nedeni ile böyle bir şeye cesaret etmiş, Bulutsuzluk Özlemi’nin fikrini almadan Kanon in D major diye bir ad dahi vermeye kalkmıştı, oysa Pachelbel’in Kanon in D major  dediği bu şey Sözlerimi Geri Alamam’dan ve onun izinsiz kullanılmasından başka nedir ki… Oysa Kanon in D major in altında Pahelbel’in beste olarak Bulutsuzluk Özlemi diye belirtmesi gerekirdi… Bu kadarına da pes doğrusu ey Pachelbel… Zaten adında hayır yok adamın, Pachelbelmiş, bu nasıl bir iştir böyle ey Pachelbel…

Bulutsuzluk Özlemi – Sözlerimi Geri Alamam

Johann Pachelbel Pachelbel – Canon in D

 

Ve ikinci ZOONUS:

Sanatınızı paket yaptırın, evde yesinler…

 

 

Ve ZOONUS 3:

 

 

SORU:

Çağdaş sanattan anlamadığımıza göre, küratörler suçluluk duygularımız üzerinden spekülasyon yapıyor olabilir mi?

Cevap:

Sanırım öyle!

Affetmeyeceğimiz ‘çok çağdaş sanatçı’lardan bazıları:

Jasper Johns, 

Richard Serra, 

Bruce Nauman, 

Cindy Sherman, 

Keith Haring,

Ellsworth Kelly…

GÜNCELLENİYOR…

 

Ama onun adı Jasper Johns azizim, Jaaasper Johnss,  Jasper Johns,  Jasper Johns,  Jasper Johns,  Jasper Johns, anlıyor musunuz, onu eleştiremezsiniz siz! Çünkü rakamları ‘dilin eytişimi içerisinde’ anlamıyorsunuz!

En değer verdiğim sürrealistlerden Rene Magritte, ‘çağdaş sanatın büyük üstadı’ Jasper Johns hakkında der ki:

“Bunun sıradan bir cam boyacısının yaptığından ne farkı var, bu pop art sanat mı, çağdaş mı… ABD bayrağına iki star fazla çizmekle olmuyor bu işler, nerede teknik beceri, hadi onu geçin, farklı olmaya sebep olacak bir anlam, bir boyut…”

BİZİM HER ŞEYDEN ÇOK, ‘ANLAM ARAYIŞINA’ İHTİYACIMIZ VAR, DÜNYAYI DAHA FAZLA ‘SANATSAL EGOLARLA’ ANLAMSIZLAŞTIRMAYA DEĞİL! BEYNİNİZ SİZİ APTALLAŞTIRMASIN, LÜTFEN HER ALANDA ANLAM ARAYIŞINA DEVAM EDİN!

 

 

Ve ZOONUS 4:

 

Dosyamıza bir bildiri ile cevap verildi sanki, öyle ise bir cevap vermemiz gerek, yazı linki şurada:

http://kolajart.com/wp/2017/10/27/aiap-upsd-intihal-duyurusu/

Naçizane CEVABIMIZ:

 

Bu bildiriyi ilgiyle okuduk ama pek yeni bir şey söylemedi ne yazık ki… Açıkçası yeni bir şey söylemeyen bir açıklama olmuş… Yazının sonundaki önerinize kısmen katılıyoruz, ‘sanat çevrelerinde’ uzunca bir dönem bilinen bu intihaller neden zamanında açıklanmadı acaba… Yoksa açıklanmak mı istenmedi… Sanat çevreleri çevrelerinde kaldıkça bunlar açığa çıkmayacak mı… Anlam arayışında bir dünya… Bu kadar temiz ve saf olabilse her şey…
Neden bu kadar yozlaştı her şey… Burada soru işareti yok… Hiç kimse bir diğerine “Şu ya da bu sanatçıyı eleştirme hakkın yoktur” diyemez türündeki söyleminize kesinlikle katılıyoruz. Bildiride intihal ile birbirini andıran işlerin ayrımı yapılmalı, denmek isteniyor ki zaten ilk yapılması gereken de bu olmalı;

 

hatta intihal ile ‘hiper gerçekçi intihal’ diye bir ayrım yapılsa ve ‘hiper gerçekçi intihal’ gerçeğinden daha mı iyi olmuş, biçiminde ikinci bir araştırma ve sorgulama daha yapılmış olsa iyi de olabilir hani, belki intihal yapan ‘sanatçı’ daha yeteneklidir de imkanları kısıtlıdır, kim bilir…

 

Yazıda bahsedilen yazı dosyası ( bizim dosya ise eğer ) incelenirse ( o da bu sayfa oluyor ) ‘sanal tüketim piyasasında’ dolaşan her fotoğrafın buraya ( bu dosyaya ) ‘pat’ diye alınmadığı, her ‘eserin dikkatle incelendiği, ‘yabancı sanatçı’nın ( batılı ya da doğulu fark etmez! ) internet sitesi’ bulunduktan ve yapılan ‘sanat eserinin’ tamamen intihal olduğu düşünüldükten sonra bu işlerin dosyaya dahil edildiği görülecektir. O nedenle hiç kimse bu konuda titiz olunmadığını öne süremez ki yayınlayan site ( affetmeyensanat.com ), ticari kaygısı olmayan bir sitedir.

Elbette, bu dosyadaki işlere bakan bir kimse: “Türk sanatçı yaptıysa kesin batılıdan çalmıştır…” diye düşünüyorsa; böyle düşünmesin diye göz önünde ‘apaçık: Kant’ın deyişiyle ‘açık ve seçik’ olanları da gizleyecek değiliz maalesef.
Kant, her ne kadar yargı gücünün eleştirisinde yüceliği, güzelliğin de; sanatın da ötesinde bir değer yargısı olarak görse de biz bu kadar yücelemiyoruz maalesef. Bırakın yüceyi, değer verilecek bir güzellik dahi bulamıyoruz bu çağda kolay kolay…

 

Lütfen bize: çağdaş sanattan biraz anlasanız, ya da: çağdaş sanattan anlamıyorsunuz, diye başlayan cümlelerle gelmeyin; ‘modern sanat felsefesi’, ‘modern çağ felsefesi’ ve ‘çağdaş sanat’ üzerine çok fazla şey:  çağdaş sanatın kült ve ‘kültürük’ kitapları, çağdaş sanatı ‘kavramsallaştıran’ ütü işlevselliğinde makaleler, boya katalogları, tren biletleri, düdüklü tencere kullanımı el kitabı ve çamaşır makinesi kullanma kılavuzu incelediğimize emin olun!

Adorno’ya pek göndermede bulunmadığımızın; umarız farkındasınızdır…

 

Fildişi kulelerinizi yıkın artık! ( Elbette hiçbir şeyi yıkacağınız yok; o da ayrı konu…) Kendi kurduğunuz-desteklediğiniz jüriler ile kendi kendinize ödüller vermeyi bırakın! ( Bunu yapmaya büyük bir hırsla devam edeceksiniz… ) Kanıksamayın. Kanıksanmayın. ( Bunu da yapmayacaksınız elbette! )

Hiçbiriniz çağdaş sanattan anlamıyorsunuz. Anlayamazsınız! Hele o boya teknesinin ardında bıraktığı köpük yok mu… Anlayamazsınız!

Bütün sınırlardan ve bütün ırklardan bağımsız; gerçek değer ve ‘sanat’ arayışında olan; şu dünya denen yere biraz anlam katan özgünleşebilmiş ( ne dediğini bilen!) sanat kazansın, biz de sadece alkışlayalım!

Elbette,

‘açık ve seçik’ olanlar asla gizlenemez, ‘fenomenolojik üzerini çizmeler’ ile birtakım ‘pragmatik’ çıkarlar öne sürülemez, bunlar gizleniyorsa birilerinin çıkarı vardır, siz gizlemeye çalıştıkça onlar bir biçimde açığa çıkacaktır zaten. Ciao Bella!

Anlam ve değer arayışında saf bir dünya dileği ile A-HEEY-HEEY!

GÜNCELLENİYOR…

Başka bir vaziyet: Sanat mı, kara para mı, küratör mü, alıntı mı, çalıntı mı, varsayın-tı mı?

Başka bir vaziyet: Sanat mı, müzik mi, alıntı mı, çalıntı mı, varsayın-tı mı?

Bölüm 6 AffetmiyorumAffet Raskolnikov!
Bölüm 7 AffetmiyorumAffet Raskolnikov! Ve o balta: 
Bölüm 8 AffetmiyorumAffet Raskolnikov! Ve o rehin kutusu: 
Bölüm 9 AffetmiyorumAffet Rakolnikov! Ve Lizaveta Ivanovna:

Diğer vaziyetler:

AffetmiyorumAffet Derrida!

AffetmiyorumAffet Wittgenstein!

AffetmiyorumAffet Modi e Jeanne!

AffetmiyorumAffet Modi!

AffetmiyorumAffet Alexander Scriabin!

AffetmiyorumAffet Tarkovski!

AffetmiyorumAffet Olivier Messiaen’in Kayıt Cihazı!

Ve:

AffetmiyorumAffet Olivier Messiaen!

Comments

comments

  1.277 comments for “Sanat mı, alıntı mı, çalıntı mı, varsayın-tı mı?

  1. Cenk A.
    20 Ekim 2017 at 18:52

    Burçak Bingöl’ün işlerini ve hatta ”seramik güvenlik kameraları”nı da araştırırsanız orjinallerini bulacaksınız.

    • 20 Ekim 2017 at 19:06

      Detaylı bir incelemeden sonra bahsettiğiniz bu çalışmalar da çok hızlı bir biçimde dosya kapsamına alınacaktır. Ne kadar ‘ünlü bir sanatçı’, ‘çevresi geniş bir modern sanatçı’ olurlarsa olsunlar bize göndereceğiniz her türlü çalışmalar dikkatle incelenecek ve ‘sanat otoritesi’ ve ‘otoriteleri’ korkusu olmadan yayınlanacaktır. Bize, Affetmeyensanat varsayın-tı ‘sanat eserleri’ bildirim hattı, başlıklı yazı altından da ulaşabilir; bildirimlerinizi sürdürebilirsiniz. Desteğiniz için teşekkür ederiz.

  2. Cenk A.
    20 Ekim 2017 at 19:20

    Çok teşekkür ederim cevap yazma inceliğinde bulunduğunuz için. Yıllardır bildiğimiz ama söyle(ne)meyenleri yazmışsınız. Ben de Türkiye’de işler ortaya çıktıkça nedense büyük bir güvensizlikle ; ) ”kesin bu işin daha önce dünyada yapılmışı vardır” diyerek araştırıyorum ve buluyorum da. Burçak Bingöl’ün seramik kameralarını da bulmuştum. Seramiği de porseline de yapılmış güvenlik kameralarının : ) ve aynı amaçla sokaklara asılmış kameralar. Amerika’da !! Hatta Facebook sayfamda yayınlamak istemiştim de önce ressam arkadaşıma göndermiştim. ”Kim çalmıyor ki, boşver tepki çekme” demişti. Yayınlamamıştım. Size linkleri göndereceğim. Saygılar&Sevgilerimle

    • Cenk A.
      20 Ekim 2017 at 19:23

      edit: ‘porseleni’ de olacaktı, yukarıda yazım hatası yapmışım ; )

    • 20 Ekim 2017 at 21:03

      Rica ederiz, bir biçimde ‘açık etmek’ istemediğiniz her türlü çalışmayı bize iletebilirsiniz, ‘boşver, tepki çekme’ tavrı o kadar kanıksandı ki artık, bahsettiğiniz ‘sanatçı’ hakkında da hiç beklemediğimiz verilere eriştik, şu an sizden gelecek linkleri ve bildirimleri bekliyoruz, sizin de katkılarınız sonrası bu linklerden ‘elde ettiklerimizi’ dosyaya ekleyeceğiz.

  3. 21 Ekim 2017 at 09:14

    Bu hirsizligi yapanlarla yuzlesince ne diyorlar?

    Yazilar cok basarili bu arada, tebrik ederim.

    • 21 Ekim 2017 at 13:12

      Ne dediklerine inanamazsınız, söyledikleri ve yaptıkları tehditler üzerinden de bir dosya yapma çabamız olacak, gelen kimi ‘yüzsüzleşmeler ve ikiyüzlülükler’ şöyle:

      1. Dokuz-on tane ‘kendine çağdaş sanatçı’ ismi ‘pragmatik bir aptallık’ içerisinde hızlıca ezberliyorlar ve ‘kendilerini çağın çok ötesinde gören çağdaş sanatçı’ tavırlarıyla ‘ epistemolojinin doğasından habersiz olarak siz önce şunları bir bilin, diyorlar.
      2. Biz aslında nesnesiz nesnelliği yüzeye çıkarma çabası ile disiplinlerarası bir regresif iç tepisel öngörü içerisinde devrimizi süzüp ‘dışadönümsel’ bakarak: devirlerimizi anlatmaya çalışıyoruz, diyorlar.
      3. Yakında unuturlar, diyorlar.
      4. ‘Boş verin, tepki çekmeyin’, diyorlar.
      5. Siz sanattan anlamıyorsunuz, diyorlar.
      6. Biz boşuz, bizi dolu olarak görmeyin, diyorlar.
      Desteğiniz için teşekkür ederiz.

  4. 23 Ekim 2017 at 20:56

    Devamı gelecek mi Mell, o kadar çok iki yüzlülük var ki, onları da yayınlamak gerekir.

  5. 9 Nisan 2019 at 08:16

    I’m looking for the information you are talking about right now.

  6. 9 Nisan 2019 at 16:24

    Hmm it appears like your website ate my first comment (it was
    extremely long) so I guess I’ll just sum it up what I submitted and say,
    I’m thoroughly enjoying your blog. I as well am an aspiring blog blogger but I’m
    still new to everything. Do you have any helpful hints
    for novice blog writers? I’d definitely appreciate it.

  7. 10 Nisan 2019 at 04:18

    Hey There. I found your blog using msn. This is a really well written article.

    I will make sure to bookmark it and return to read more of
    your useful information. Thanks for the post.

    I will certainly comeback.

  8. 10 Nisan 2019 at 04:24

    I really like reading a post that can make people think.

    Also, thank you for allowing for me to comment!

  9. 10 Nisan 2019 at 04:40

    Incredible points. Solid arguments. Keep up the great
    spirit.

  10. 10 Nisan 2019 at 05:32

    Hey! Quick question that’s totally off topic.
    Do you know how to make your site mobile friendly?
    My site looks weird when viewing from my iphone 4. I’m trying to find a theme or plugin that might
    be able to fix this issue. If you have any suggestions,
    please share. Appreciate it!

  11. 10 Nisan 2019 at 06:02

    I really like your blog.. very nice colors & theme.
    Did you make this website yourself or did you
    hire someone to do it for you? Plz answer back as I’m looking to construct my
    own blog and would like to know where u got this from.

    many thanks

  12. 10 Nisan 2019 at 08:06

    We stumbled over here different website and thought I might check things out.
    I like what I see so now i’m following you.
    Look forward to going over your web page again.

  13. 10 Nisan 2019 at 08:54

    Fantastic website. Lots of useful info here. I’m sending it
    to a few buddies ans also sharing in delicious. And of course, thank you
    in your effort!

  14. 10 Nisan 2019 at 10:50

    I am extremely impressed along with your writing skills
    as neatly as with the layout for your weblog. Is that this a paid theme or
    did you modify it yourself? Anyway keep up the excellent high
    quality writing, it’s uncommon to look a nice blog like this one nowadays..

  15. 10 Nisan 2019 at 12:08

    Very rapidly this web page will be famous among
    all blogging visitors, due to it’s nice content

  16. 10 Nisan 2019 at 13:22

    If you wish for to improve your knowledge simply keep visiting
    this web site and be updated with the most up-to-date gossip posted
    here.

  17. 10 Nisan 2019 at 13:41

    I pay a visit each day some websites and sites to read posts, except this web site provides quality
    based articles.

  18. 10 Nisan 2019 at 16:36

    I used to be recommended this website by way of
    my cousin. I am not sure whether or not this post is written by means of him as
    no one else know such detailed about my trouble. You are
    incredible! Thank you!

  19. 10 Nisan 2019 at 16:40

    What you composed made a great deal of sense.
    But, what about this? suppose you typed a catchier post title?
    I mean, I don’t wish to tell you how to run your website, but
    suppose you added a title that grabbed a person’s attention? I mean Sanat mı, alıntı mı,
    çalıntı mı, varsayın-tı mı? – ₳AFFETMEYENSANAT is
    a little plain. You ought to glance at Yahoo’s home page and see how they create news headlines to get viewers to click.
    You might add a related video or a pic or two to get readers interested about everything’ve written. In my opinion, it
    might make your posts a little livelier.

Comments are closed.