Galericilikteki Tek Seçicilik

Spread the love

Galericilikteki Tek Seçicilik 

Affetmeyen konuk: Vecdi Uzun

 

“Bir galeride belirli bir dönemde yapılan sergiler o galeri yöneticisinin sanat birikiminin göstergesidir. Bir galeriyi değerlendirmenin en iyi yolu geçmiş sergileri ile depolarındaki resimlerini incelemekten geçer.”

 

“Sanatçı da Galerici de sergileme konusunda özgürdür,  ama izleyici de eleştiri hakkını kullanabilir.”

 

Ressam istediği resmi yapabilir, galeri istediği sanatçıyla çalışabilir,  galeri de istediği sanatçının istediği resimlerle sergiler açabilir. Bunlar onların özgürlüğü ve doğal haklarıdır. Bu haklarını kullandıkları ve çalışmalarını sergiledikleri andan itibaren ressam ve galeri sanatseverler tarafından gelebilecek etik yorum ve eleştirilere de saygı göstermek zorundadır.

 

Tüm Dünya bir ektektik yapı üzerinde kurulmuş olup, bir önceki bir sonrasına temel ve bağlantı melezliğine sahiptir. Geçmişin temel ve başlangıç olmasından hareketle buralardan yararlanarak yeni forma girme ile bunları taklit etmek farklı sonuçlara yol açmaktadır. Her geçen gün kopya veya esinlenmeyi aşan sanat adı altında çalışmalar hakkında bilginin ve iddianın ortaya atıldığını öğrenmekteyiz.   Çalışmasının kopya olduğunu kabul eden ressam sayısı hemen hemen olmadığı gibi  “Diğerleri taklitçidir, ama benim taklitçim iyidir.” yaklaşımı ile başta ressam ve galerisi başta olmak üzere çalışmanın haksız yere suçlanıldığını savunan bir grup ile da savunma hattı oluşmaktadır.

 

“Akla şüphe düşmüşse o şüphe sevdayı yok eder. “

 

Bir ressamın aşırma veya kopya eserlerle sergi açmasında o ressam kadar galeri yöneticisi de hatalıdır. Son dönemde kopyacılık tartışılırken bu kopyacıların eserlerinin sergilenmesine zemin hazırlayan galeriler nedense yeterince eleştirilmemektedir. Kopya olduğu bilinen bir eserin ressamına bu kopya çalışmanın varlığı bilinmesine rağmen kopya çalışma dışındaki çalışmalarıyla sergi açılması onu kopyacı olmaktan çıkarmaz.

 

 

“Sanat Galerilerinde Tek Seçicilik Psikolojisi “

 

Bir galeride sergilenen çalışmaların başarısı ressamın bu çalışma için ortaya koydu çaba kadar, galericinin ressam ve resim seçimiyle de doğrudan bağlantılıdır.

 

Bir galeride belirli bir dönemde yapılmış tüm sergiler ile her bir sergi;  o galerinin çalışma şeklini,  kurumsal temel felsefesini,  galeri yöneticisinin bilgi ve birikimini yansıtmaktadır. Hiç kimse bir özel galeriye silah zoruyla sergi açtıramaz.  Açılacak sergi kararı; varsa kurumsal bir yapı veya yoksa bireysel olarak galeri yöneticisi tarafından verilir. Bu kararı verdikten sonra eleştirilerin bir kısmı da galericiye gelir.  Ne kadar donanımlı olursanız olun, bir kişinin bir işi ve özellikle sanat gibi özel bir işin sergilemesi konusunda bu kadar detaya sahip olması mümkün değildir. Bu nedenle en az hatalı seçim yapabilmek için bilgi sahibi olmak amacıyla konu hakkında uzmanlardan destek almak,  hem gözü, kulağı ve kalbi açmak gerekir.

 

Tek seçici olma iddiasındaysanız ve bu görevi yapıyorsanız seçim ve uygulamalarınızın sonucuna da katlanmak zorundasınız  (1)  . Takımı siz seçtiyseniz gelecek tüm eleştirelere de  “Tek Eleştirilere Cevap veren” olarak tutarlı gerekçeleriyle karşılık vermelisiniz.

 

Galeri Yöneticisi sergi açtığı ressamı tanımak zorundadır.  Ressamı tanımak; sadece o sergi esnasında duvarına astığı eserle değil, kamuoyuna intikal etmiş eski ve yeni eserlerini de tanımayı, dış bir gözle duygusal açıdan değil gerçekçi bir gözle dışarıdan nasıl görüldüğünü ve bilindiğini de incelemek zorunluluğunu da içerir. Bir galeri sergisi inceleme sonucunda yapılır. Bir ressamın kamuoyuna intikal etmiş tartışmalı bir resminin varlığını bilmek o ressam için sergi açan galerinin sorumluluğundadır.

 

Bu fonksiyonları yerine getirerek galericilik yapanlar ile bu konulara önem vermenin gereksizliğini savunanlar kendilerini bir kenara koysunlar. Sözümüz onlara değildir.  Sözüm bu işi nasıl yapılması gerektiğini bilmediği halde biliyormuş gibi yapan veya bu konular hiç tartışılmayacak gibi davranıp kopya eserler konusunda sıkıntısı olan ressamlarla sergi açan galerilerdir.

 

Galericilerin sanatçıları sergi için zaman cenderesine soktuklarını ve daha kurumadan galeri ve fuarlarda resimleri sergilendiğini hepimiz biliyoruz. Galerilerin bir kısmı bu zamana karşı yarışta çalışmaları yeterince inceleyemediği gibi, önemli kısmı da bu incelemenin gerekliliği konusunda bilinç bile bulunmamaktadır. Bunların hiç biri mazeret değil. İlk işi sanatçı ve eser incelmesi olan galeri yöneticisi bu işi yapmazsa neden galeri yöneticisi olur? Bunu da anlamak bana çok güç gelir. Galericinin görevi sergi ressamının getirdiği resimleri duvara asmak mı? Banka veznedarını bırakın, artık sıradan bir iş yerine bile 200.- TL lık banknot verin,  kasa görevlisinin sahte para makinası yoksa hemen ışığa tutarak filigran incelemesini yapar. Daha önce sahte para veren kişiye de daha fazla dikkat edilir.

 

Kurum desteği olmayan sanat galerilerinin içinde bulunduğu ayakta kalma mücadelesi her geçen gün dayanılmaz bir hal almaktadır. Ekonomik sıkıntıya rağmen sanat çalışması sergilemede kopya konusunda tartışmalı bir ressama sergi açmak bir tarafa kopya bir resmi kullanmadan bile galeri yöneticisini haklı gösteremez.

 

Bazı galerilerinin sergi için sanatçı seçiminde sanatın gerektirdiği asgari donanım standartlarından bile uzak olması ciddi sıkıntıdır. Sanat galerisi yöneticilerinin sanat eğitimi almaması çok önemli bir negatif unsur iken,  bu eksikliğe kapatmak yerine sanatın ve sanat çalışmasının sergilemenin gerektiği asgari seçim ve sergileme standartlarına uyulmaması,  danışmanlık almaması ve bir bilen edasıyla tek seçicilik yapmaması ciddi sorunlar yaratmaktadır.

 

Kopya olduğu tartışılabilecek nitelikte bir çalışmanın sanat camiasının kazaen gözünden kaçırılması,  galeri ve ressamla kötü olmama adına sanat çevresince susulması ve sonucunda eleştirilmemiş olmalarının verdiği aşırı özgüven patlamasının üzerine tek seçicilik psikolojisi eklenince bu tarz hatalar yapmalarına zemin hazırlamaktadır.

 

 

Bir kere kopya yapmakla bir şey olmaz.” Demek de başka bir savunma yolu da olabilir mi?

 

Ressamlar yapacak, galeriler sergileyecek ve biz izleyiciler de sadece heyecanla bunları alkışlayacak mıyız? Bizim genel adımız sanatsever ve izleyicidir.  İzliyor ve seviyorsak bu sanatı galeriler ve ressamların sevmemizi ve izlememiz için sergiledikleri çalışmaları için görüşlerimizi kamuoyuyla paylaşmak, nezaket ve hukuk kuralları çerçevesinde görüşlerimi açıklamak ve eleştiri hakkımızı kullanmamız en doğal hakkımızdır.  

 

“Eleştirilerde, sarf edilen sözler ve eleştirilen olay ve olgular arasında bir “nedensellik ilişkisi bulunmalıdır. Fikri bağlamından tamamen kopuk, alakasız açıklamalar eleştiri kapsamında değerlendirilmeyebilir. (2)

 

“Sanat Galerisi Açma Yönetmenliği Uygulamasına geçilmelidir.”

 

Netice olarak;  galericilikteki tek seçicilik kompleksi genelde galerilerin izlenirlik düzeyini düşürdü.  Özellikle son dönemde desteklenmesine rağmen kopya konusunun gençlerde yoğunlaşmasının sonucunda genç sanatçı adayları konusunun ben dâhil hepimizin tekrar düşüncelerini gözden geçirme zamanı gelmişti. Gençler üzerinde yaratılan bu ilgi bazı gençlerce tam anlaşılamadı ve acelecikle yakalanmayız diyerek yan yola saptılar. Erken şöhret olmak veya şöhret olmayı çok arzulamak onların içinden zayıf olanları her an hata yapar hale getirdi.  Burada galeri yöneticiliği hakkında yeterli bilgi ve tecrübesi olmayan,  özgüveni yüksek ve tek seçici gibi çalışan galericilerin de çok ciddi hatası bulunmaktadır. Türkiye’de galericiliğin durumun acilen değerlendirilmesi ve Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca çok acilen “Özel galeri Yönetmeliği” hazırlanarak uygulaması zorunluluk haline gelmiştir.  

 

  1. : TDK Sözlüğü, Tek Seçici: Bir takıma girecek sporcuların seçiminde yetkili olan kimse) .

 

  1. :  Sancar, Türkan, Alenen Tahkir ve Tezyif Suçları, Seçkin Yayıncılık, Ankara, 2006

 

Comments

comments

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

5 × three =

Araç çubuğuna atla