Sartre, “Varlık ve Hiçlik”te Başkası Olarak Ben ve Husserl’den “Ben”ime Bakıyorum – 2.kısım

Spread the love

Peki “ortak bir yaşam” için diğerlerinin “varlığında oluşu” ne anlama gelmektedir? Bu soruyu sormuştuk en son buradan devam edelim )

 

Aşağıda irdeleyeceğimiz sorunlar:

  1. Cogito ergo sum, düşünüyorum o halde varım, dediğimde kaç ‘varlığı’ var ediyorum?
  2. Husserl’in kendini başkasının yerine koyarken kurduğu apprezentatio ( eşsunum ) kavramı neden “eşleşmiyor”?
  3. “Ortak yaşamın ortaklığı” ve “yaşayan anonimlik” kavramlarımız olursa nereye varırız?

Bir kimse varlığında “oluşabildiği” gibi varlığında “yokoluşabilir” de, onun varlığındaki “ortak bir yaşam”ın nesnelerinin “değişmez zemini” kurması için gerekli olan bu oluş çoğulluğun tekilliğini içerir, ki bu da çoğullaşan bir şeyin tekil görünümlerine anonimleşen işaretler ekler, “varlığında yokoluşabilir” olmak bu açıdan “oradalıkta olmayanı” burada oluyor olarak varsaymaya başlar, işte bu bizi, varsaymaya başlamanın oradalıkta olmayanı; varlığında yokoluşuyor olanın “çoğul tekilliğinin” birbiri ile olan “arasındalık” ilişkilerine götürür ki bu da bir anonimler-arasılıktır, buna “özne ve nesne”den bağımsızlaşmış bir “olmuyor görünenin üzerine” düşünüm eşlik eder ki bu sayede “ortak bir yaşam” alanının varlığından olmuyorken olmuş olarak bahsedebiliriz, “iki şeyi” eşit ya da eşitsiz olarak bir şeyin içerisine yerleştirebilmenin koşulu “çevrelenmiş bir çerçeveye” sahip oluşumuzdur, bu çerçeveye de “ortak bir yaşam” denir.

Her bir ortak yaşam çerçevesi ortak olmayan bir dışarıdaki “ortak bir yaşam” çerçevesini kendi anonimliği üzerinde işaret eder, ortak bir yaşam içerisindeki nasıl ortak yaşamın “anonimleri”; yaşayanlarını birbirine bir “aradalık” olarak bağlıyorsa, “farklanmış kültürleri”de birbirine bağlayan şey anonimler-arasılık ile kurulan arada kalmış ortaklık yönelimselliğidir.

Bu sayede ortak yaşamın ne olduğu sorusunu cevaplamak mümkün olur ama bununla yetinmez ve bu ortaklığı kuran olguların arasındalığı olan yaşamın ne olduğunu sorarsak ilk yapmamız gereken şeylerden birisi işimizi “ortaklık kurmaya karşı” görünerek zorlaştıran bu soruyu neden sorduğumuz olur.

Yaşamımı ortak mı yaşıyorum?

Yaşam neyi yaşar, sadece yaşamayanın kendini mi?

bununla da kurtulamayız elbette, ardından şunları sormamız gerekir:

Yaşamım ortalıkta mıdır?

Yaşamım bir ortaklık, merkezilik ise neden bir ortak yaşam içerisinde kalayım?

şimdi düşüncenin bizi tam ortasına getirip bıraktığı bu yaşayanı şaşırtan şaşkınlığı sonuna kadar götürmeye çalışacağız… Çok daha fazla “uzağa şaşırabilir” olduğumuzu görmek için çabalayacağız, o halde soralım:

Yaşamımı ortak yaşıyorsam yaşam neyi yaşar?

Bir sonraki bölümde “ortak yaşamın ortaklığı”nı; yaşayan anonimlik üzerinden ele alıp biraz daha ilerleyeceğiz…

 

( Not: Bu dosya, 210*148.5 mm ölçülerinde 92 sayfa olarak hazırladığımız bir kitaptan aktarılmaktadır, aktarma 1 hafta sürebileceği gibi 1 yıl da sürebilir, yayıncı iseniz dosyayı basarak kitap haline getirip bizi bu süreçten kurtarabilirsiniz. )

 

 

GÜNCELLENİYOR…

Comments

comments

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

twenty + ten =