Marksist Felsefenin ve Yeni Marksizmin Bir Analizi ve Fenomenolojik Çıkarımlar: 1

Anahtar kelimeler: Karl Marks, Das Kapital, Komünist Manifesto, artı değer, affetmiyorumaffet ]

Özet: Post-Marksizm Marks’tan büyük ölçüde bir uzaklaşma barındırır.

Bir hayalet dolaşıyor; Avrupa’nın ve sanatın üzerinde…

1.

Komünist Manifesto’nun daha ilk sayfalarında dolaşan hayalet bize kapitalizmin bir buhrana girmekte olduğunu duyurur, yakında ezilen sınıfların başına geçecek olan işçi kesimi ( proletarya ) çok kısa bir sürede sınıfları ortadan kaldıracak ve radikal bir demokrasi kurulacak sonrasında da komünizme yöneliş gerçekleşecektir.

Oysa Fransa sosyalistleri Haziran katliamları sonrası Bonapartizme yakınlaşır, işçilerin pasifliği bu hayaletin öngörülenleri yapmasını engeller, Marksist proletarya devrimci misyonunu üstlenemiyor gibi görünür, böyle olduğu için de şu sorular akla gelir: Sınıflı toplumdan sınıfsız topluma geçmek mümkün değil midir yoksa?

Bir toplum nasıl evrilir, kısa dönemleri eğilimleri olduğu gibi uzun dönemli eğilimleri ve “trendleri” de vardır, belirli aygıtlar ve ekonomik belirleyiciler toplumu biçimlendirir.

2.

Kapitalizmin işleyiş sırları herkesin gözü önündedir: görünmemesinin nedeni de budur, o yüzden kolaylıkla anlaşılmaz, anlaşılamadığı için de onun “çöküşüne” dair bir şeyler söylemek pek mümkün değildir.

Marx’ın yanıldığı “ikinci belirlenmemiş durum” ve düşüncesinden “kısmı kopuş” ise “kapitalist birikim” üzerindeki “varsayım”da gerçekleşir:

Marx sınıf mücadelesini sonlandıracak proletarya devriminin kapitalist birikime sahip İngiltere’de olacağını görür ama isyan Fransa’da başlar, kapitalist birikimin krizi değildir bu, Marx her ne kadar hayal kırıklığına uğrasa da bunun nedenini proletaryanın örgütlenme gücünün eksik oluşunda bulur, bir proletarya hükümeti gereklidir, o nedenle Marx kurulması gereken sosyalist partileri ve bir proletarya diktatörlüğü öğretisini öngörür, yine de çelişik biçimde Enternasyonal dağıtılır, aynı zamanda bu sırada Kapital’in redaksiyonu da durdurulmuştur, Marx iç hesaplaşmalar içerisindedir, bir sosyal strateji ve tarihsel materyalizmi sistematize etmeye çalışmaktadır, bunların bir kısmını gerçekleştiren ise daha sonradan Engels olur elbette…

3.

Felsefeden çıkış mümkün müdür?

Felsefe nerede geri dönüşü olmayan bir biçimde sınırı geçer ve dünyayı değiştirmeye başlar, bunun cevabı “eylemde” gizlidir, “görünenleri” ve toplumsal dünyayı yorumlamakla kalmamalı; eyleme geçmeliyiz çünkü sadece “yorumlama” ( Umberto Eco vari bir çıkmaz ) alanında kalırsak felsefi kavramların arasında sıkışıp kalır böylece “amacı dünyayı ve insanı değiştirmek” olan bir felsefeden uzaklaşmış oluruz…

4.

Felsefe kavramlarla mı eyler, eylem halinde iken kavramlarını mı oluşturur?

Toplumu yorumlamanın sayısız yolu varsa bir eylemin tek bir anlamı olduğunu söylemek mümkün olmaz, peki dünyayı değiştirmenin kaç yolu vardır, bu yolların arasında en “uygun” olan yol nedir, değişen dünyanın bir bölümü; başka bir “değişen” bölümüne etki edebilir mi? Daha açık deyişle, bir devrimci dönüşüm neleri hedefler ve bunları hangi “en uygun yol” ile gerçekleştirir?

Dünyanın anlamı sorusu sürekli sorulan ( soruldukça da anlamını yitiren ) bir soru, o nedenle; “anlamı” konusunda kimsenin kesin karar kılmadığı bir şey için tek bir “yorumlamanın” bulunduğunu söylemek pek mümkün değil.

Marx’ta orta bir yolun olmadığını görürüz, devrim olacaksa durdurulamaz, durdurulursa geriler veya liberal bir devlet ya da mülkiyet sahiplerinin oluşturduğu bir aristokrasi oluşur, devrim derinleştirilmelidir, bunun nasıl olacağı sorusu hala cevapsızlığını korur.

5.

Komünist Manifesto’da Marx, proletaryanın; burjuva-sivil toplumun tüm varlık biçimleri ile çeliştiğini ve onun yok oluşunu “gösterdiğini” söyler, proletarya burjuva bireyciliği, özel mülkiyet, kar gibi değerler dışında başka değerlere sahiptir, proletarya egemen sınıflar ve devlete karşıttır çünkü bu toplum yapısının zorunlu ama olumsuz bir sonucudur, o nedenle yapılması gereken şey toplumsal sınıfların ortadan kaldırılmasıdır.

Peki bu sınıfsız toplum nasıl yapılır? Marx’a göre “şimdiki zamanda” hareket eden; önceden verili olmayan bir eylem ile mümkündür, artık bu eylemde felsefeye yer yoktur çünkü bu sözsüz bir eylemdir, bir eylem felsefesi gereklerini yerine getirmez.

 

 

Eugène Delacroix, Halka Yol Gösteren Özgürlük

 

 

 

 

 

 

 

Comments

comments

Araç çubuğuna atla