Véronique’in İkili Yaşamı (La Double Vie de Véronique) – Krzysztof Kieślowski, Véronique’in İkinci İkilemi

Duru Dostum Sıla’ya…

Véronique’in İkili Yaşamı (La Double Vie de Véronique) – Krzysztof Kieślowski, Véronique’in İkinci İkilemi

1.

Kendimi düşümde Weronika’nın sevgilisi Antek olarak gördüm, uyandığımda Véronique’nn sevgilisi kuklacı olarak buldum kendimi, şimdi ben kendimi, düşünde kendini aslında Véronique’in sevgilisi Antek olarak gören kuklacı mıyım, yoksa kendini aslında Weronika’nın sevgilisi kuklacı olarak gören Antek miyim, bu da olmadı: ben bir filmin düşünü gören bir düş müyüm?

2.

Sözü dolandırmadan Véronique’nın İkili Yaşamı’nın fenomenolojik özüne gelirsek: film iki seçeneğin seçilmesi durumunda olacakları tek kişi üzerinden değil, birbirine benzeyen iki kişi üzerinden anlatıyor, bu seçeneklere göre yaşam olgusu bize hemen Kieslowsky’nin Kör Talih’ini hatırlatıyor, orada üç farklı seçenek vardı ve karakterin bu üç seçeneği seçmesi durumunda olacaklar ayrı ayrı anlatılıyor, dolayısıyla film aslında üçe bölünüyordu, Véronique’in İkili Yaşamı’nda ise film ikiye ölünüyor ama Kör Talih’ten farkı: iki seçeneği tek kişinin değil, isimlerine kadar birbirine benzese de aslında iki farklı kimse olan iki karakter üzerinden anlatması, Weronika ve Véronique farklı şehirlerde yaşamaktadır, ikisi de birbirine benzer, Weronika’nın saçı biraz daha uzundur, ikinci bölümde ise Véronique’in saçı daha kısa görünür, hafiflemiş midir, Weronika şeffaf bir küreyi yanında taşır, Véronique’in de çantasından aynı olması mümkün olan o küre çıkar, Weronika soğuğa karşı dudak kremi kullanmaktadır, Véronique’in de çantasından çıkan şey aynı şeydir, filmdeki seçeneklere göre yaşam olgusuna bir göz atalım:

Filmin ilk bölümünde bize yaşamı anlatılan Weronika kalp hastası olmasına rağmen sesini beğenen müzik eğitimcisinin önerisi ve tavsiyesi sonrası koroya katılır, bir konser verilir ve bu konserde yaşamı trajik bir biçimde sonlanır, filmin ikinci bölümündeki Veronika da diğeri gibi müzik ile ilgilidir ama o şarkı söylemeyi değil, müzik eğitmenliğini seçmiştir, o nedenle filmin ikinci bölümü şarkı söylemeyi seçmeyen ilk Weronika’nın diğer olasılığı barındıran yaşamı biçiminde düşünülebilir, ki ikinci yaşamını yaşayan Véronique’de çoğu sahnede ilk yaşamından bazı anları hatırlar gibi olur, bu da senaryonun derinlikli olgularından birini oluşturur: film iki seçenekli yaşamın aynı anda yaşanmasını göstermeye çalıştığı kadar aynı zamanda da ebedi dönüş olgusuna gönderme yapar, Kieslowsky her yeni filmini öncekileri üzerinde inşa ettiği için filmde seçenekli yaşamalar temasını tekrar etmekle kalmaz, Kör Talih’teki senaryoyu daha da ileriye götürür ve böylece sinema sanatındaki en özgün senaryolardan birisini oluşturur, öyle ki senaryo daha sonradan taklit edildiğinde akla gelecek ilk şey, bu senaryo yapısının Véronique’in İkili Yaşamı’na çok benzediğidir, Kör Talih ile Koş Lola Koş filmlerini analiz ettiğimizde senaryo yapısı açısından görece benzerlikler buluruz ama filmler birbirinden farklı işlenir çünkü tematik yapı nispeten basittir: Bir kimsenin karşısına çıkan üç seçeneği teker teker yaşaması durumunda başına gelecekler, oysa daha önce de bahsettiğimiz gibi Véronique’in İkili Yaşamı’nda bu tematik yapı öyle güçlü bir öğe: ebedi dönüş, kavramı ile eklemli ve özgün bir hale getirilmiştir ki sonradan başka bir yönetmenin bu tematik yapıyı kullanması pek mümkün olmaz, olsa da Veronika’yı hatırlatacak bir çok şey barındıracak gibi görünür, kimi filmler vardır, her şeye benzer ve taklit edilir kimi filmler vardır her şeye benzetilir ama taklit edilmesi pek mümkün olmaz çünkü taklit görünür, gönderme yaptığı kaynağı bütünüyle sergiler, sözlerimizi fazla dolandır adan öze gelirsek: senaryosu çok özgün bir film yapısı karşımızda durmaktadır, filmin fenomenolojik özü ise şurada barınmaktadır: ikili yaşamın iki benzer kimse üzerinden ebedi dönüş olgusu ile yaşanmasının olanaklarında.

3.

Filme dair cevaplanması beklenen 10 soru ve muhtemel cevapları:

1.Kuklacının öyküsü dikkate alındığında Weronika ve Véronique kardeş olmuş olabilir mi?

Bu pek mümkün görünmüyor çünkü ikisinin babaları farklı ve filmde öyle olmadığına dair bir işaret yok.

2.O şeffaf kürenin ikisinde de olmasının ne anlamı olabilir?

İki karakterin birbirine olan benzerliğini, ilgi alanlarının ortaklığını vurgulamak amacında olabilir.

3.Kuklacının istasyonda yaptığı ses kayıtlarının Véronique orayı bulduğunda tekrar etmesinin anlamı var mı?

Bu olgu çok fazla gerçeküstü öğeler barındırmakta, kapının gıcırdayarak açılması tekrarlanabilir bir öğe olsa da garson kadının aynı ses tonu ve vurgu ile, pardon pardon, demesi pek mümkün değil, dolayısıyla bu olgu filmin cevap bekleyen olgularından birisi.

4.Véronique postadan gelen paketin içeriğini nasıl tahmin edebildi?

Çünkü Fabbri’nin kitaplarını bir kitabevinden alıp dikkatle tüm öyküleri okumuştu.

5.Véronique fotoğrafını çektiği Weronika’nın kendine olan aşırı benzerliğini nasıl fark edemedi?

Bu filmin eksik yanlarından biri, Véronique’in o benim mantom değil derken fotoğrafı dikkatle incelediği belli oluyor, buna rağmen fotoğraftaki Weronika’nın saçının biraz uzun olması dışında tamamen ona benzemesini o ana kadar görmezden gelmesi ya da bunu bir olasılığa indirgemesi pek mantıklı görünmüyor. Her ne kadar fotoğraftaki Weronika ile kendisinin bir olabileceğini filmin sonunda anlıyor ama o ana kadar bir benzerlik kurmaması biraz tuhaf acıkası.

6.O bağcık neyi simgeliyor?

Her ne kadar Fabbri’nin öyküsünde geçen bir olgu olsa da kalp atışları diyagramını temsil edebileceğini söylemek mümkün.

7.Odanın içinde dolaşan o ışık nedir?

Bu filmin gizemli anlarından biridir çünkü Véronique’i aynada topladığı güneş ışığını odasına yönlendirerek uyandıran karşıdaki komşu penceresini kapatmıştır ama o ışık hala duvarda dolaşmakta, bununla da yetinmeyip partisyon dosyasını ipini işaret emektedir.

8.Kuklacının öyküsü ile filmin senaryosu benzeşir mi?

Elbette, kuklacının öyküsü bütünüyle filmin senaryosunu desteklemektedir.

9.Véronique istasyonda buluştuğu kuklacıdan neden kaçar?

Çünkü kuklacının ona aşık olduğunu düşünmektedir, o yüzden onu bulmuştur, oysa kuklacı neden onu “aradığını” bilmediğin söyler, onun amacı beklemediği çağrıya uyan bir kadın hakkında bir kitap yazmaktır, sonradan hatasını anlar ve Véronique’i bulur.

10.Filmin sonunda Véronique’in ağaca elini uzatması ve babasının bir şey duymuşçasına durup etrafı dinlemesi neyi anlatır?

Bu kuklacının öyküsüne göndermedir, oradaki karakterler de elini sobaya uzatmakta, bunun sonucunda da birisinin eli yanmaktadır, ağaca uzatılan elin yanıp yanmadığı sorusu ise cevapsız bırakılır.

4.

YİNE FİLMDEYİZ:

Filmin eşit olarak bölünmemiş ilk yarısında olanlara bakacak olursak: Filmin başında film ile ilgisiz gibi duran iki sahne karşımıza çıkar, aşağıdaki sise bak der, bir ses, o sis değil, aslında milyonlarca küçük yıldız diye devam eder, diyalog, sonrasında ise küçük bir çocuk görürüz, elinde bir yaprak, işte ilk yaprak, bu iki sahne ile film arasında bağ kurmak biraz güçtür, daha çok bir düş gibi görünür, kimin düşü, Weronika’nın mı, Véronique’in mi, sonrasında yağmurda şarkı söyleyen Weronika’yı görürüz, ardından sevgilisi ile buluşur, babasına, sanki kendimi yalnız değilmiş gibi hissediyorum, der, babası şaşkındır, yalnız değilsin ki, diye cevaplar, işte o diyalog:

00:08:31,861 –> 00:08:34,861 İçimde garip bir his var.

00:08:37,993 –> 00:08:40,993 Sanki yalnız değilmişim gibi.

00:08:41,412 –> 00:08:44,413 Nasıl yani?

00:08:46,251 –> 00:08:49,251 Sanki dünyada yalnız değilmişim gibi.

00:08:50,673 –> 00:08:53,673 Değilsin ki.

00:08:55,636 –> 00:08:58,636 Bilmem.

00:09:22,080 –> 00:09:24,747 Gerçekte ne istiyorum, baba?

00:09:24,748 –> 00:09:27,332 Bilmem.

00:09:27,333 –> 00:09:30,333 Kesinlikle çok şey.

Teyzesi hastalanmış ve onları aramıştır, Krakow’a gidecektir, sonra teyzesine gittiğini görürüz, teyzesine sevgilisi Antek’ten bahseder, o sırada cüce avukat gelir, teyzesi vasiyetini hazırlamaktadır, sonra telefon ahizesine ıslık çalarak arkadaşına Krakow’a geldiğini haber verir:

00:12:13,918 –> 00:12:15,836 Tanrım, Weronika geldin mi?

00:12:15,837 –> 00:12:17,296 Geldim.

00:12:17,297 –> 00:12:20,297 – Burada, Krakow’da mısın? – Evet.

Arkadaşının müzik provasına katılır, koroya kenardan eşlik eder, müzik hocası sesinin “çok farklı bir ses” olduğunu, dinlemek istediğini söyler, sonraki sahne boş bir tiyatro sahnesidir, sahnenin aşağısında bir masa, ardında seçim yapan eğitimciler, Weronika’ya yarışmayı kazananın o olduğu bildirilir, burada bir yarışma olup olmadığı bize yönetmen tarafından söylenmemişti, o yüzden bu yarışmanın ne olduğu konusunda kararsız kalırız, senaryonun eksik kalan bir tarafı gibi görünür burası, sanki film daha uzundur ve kısaltılırken belli sahneleri atlandığı için filmi eksik islediğiniz hissine kapılırsınız, akşam teyzesi ile konuşur,

00:21:05,621 –> 00:21:07,497 Nasıl gitti?

00:21:07,498 –> 00:21:10,498 İyi.

00:21:12,211 –> 00:21:15,211 Hatta korkarım fazlasıyla iyi gitti.

Bu son diyalog ve Weronika’nın düşünceli bakışları bize onun trajik sonunu duyurur gibidir sanki, sonrasında onu bir otobüsün arkasında görürüz, konser i için hazırlanmakta, partisyonları çalışıp kulaklıkla müzik dinlemekte ve etrafa bakmamaktadır, motosikletle otobüsü takip eden sevgilisi Antek’i görürüz, Weronika en sonunda onu görür, otobüsün arka kapısı açılınca aşağıya iner, kapı kapanır ve biz otobüsün içinde kalırız, otobüs hareket eder, ardından ikisini motosikletin yanında görürüz, Antek’in bir Noel hediyesi vardır, onu verir, kaldığı oteli söyler, ardından onu sevdiğini, motosiklet uzaklaşır, Weronika bir ana kararsız kalsa da ardından koşar, sağ köşeyi dönüp ışıklarda ona yetişir, Beni eve bırak, sonra eve gelirler, arayacağım. Seni arayacağım, dese de aramayacağını tahmin ederiz, ardından gösteri yapılan bir meydanın kenarında ilerler, ona birisi çarpar, partisyonlarını düşürür, sonra meydandaki bir otobüsün yanında kendine benzeyen Véronique’i görür, diğerinin elinde bir fotoğraf makinesi vardır ve gösteridekilerin fotoğrafını çekmektedir, onu sadece biz ve Weronika görürüz, Weronika şaşkındır tıpkı bizim gibi, sonra otobüse biner göstericiler, otobüs ve kamera genişçe bir pan yaparken Véronique’i bir an polis barikatının önünde görürüz ki filmin en “ikonik” sahnelerinden birini oluşturur, sonra otobüsteki Véronique pencereden dışarıya bakıp fotoğraf çeker, o kendi benzerinin fotoğrafını çektiğinin pek farkında değildir ama biz kendi benzerini çektiğin anlarız, sonra otobüs uzaklaşır, Weronika koroya alınmıştır, sonbahar yapraklarının bahçe duvarlarına yığıldığı bir sokakta birden fenalaşır, kalbini tutar, sonra yaprakları sağ eliyle süpürür ki bu sahne Kieslowsky’nin Mavi’sinde de karşımıza çıkar, orada da ana karakter acını hem kendinden hem de duvardan almaya çalışmaktadır,  sonraki sahnede Weronika odasında giyinmektedir, yüzünü cama yaslar, kalbini tutar, iki ağır çantayı taşımaya çalışan bir kadın görür sokakta, kadın çantaları değiştirir, ellerine tekrar aldığı sırada kadına yardım edeceğini söyler ama kadın umursamaz, hatta yolunu değiştirmiş gibi görünür, düz değil de sağ çapraza doğru uzaklaşır ki bu sahne de Kieslowsky ile özdeşleşen sahnelerden birisidir, Üç Renk üçlemesindeki çöp kutusuna çöp atmaya çalışan kadın derken Véronique’i sahnede görürüz, şarkı söylemektedir ama bu kalbi için pek uygun değildir, Zbigniew Preisner’in en güzel temalarından biri seslendirilirken birden yere yığılır ve ilk Véronique’in yaşamı burada trajik bir biçimde sonlanır, sonrasında ikinci Véronique’i görürüz ve filmin ikinci yarısı başlar.

5.

İKİNCİ BÖLÜM:

Veronika sevgilisine sanki yasta gibi olduğunu söyler, ardından müzik hocasına gider ve eğitimi bıraktığını bildirir, ilk Weronika’nın yaptığı seçimin tam tersidir bu, onun yaşamının diğer olasılık üzerinde ilerleyeceğini anlarız böylece, Véronique ders verdiği okula gider, dersinin olduğu salonda kuklacı ile karşılaşır, bir arkadaşından akşam kukla gösterisi olduğu için derslerin erken biteceğini öğrenir, öğrencilerine ders verir: Ben bu parçayı çok severim. Çok ilginç bir besteci, bundan iki yüzyıl önce, Hollanda’da yaşamış olmasına rağmen yeni keşfedildi. Aslında bu besteci Preisner’dir, yönetmenin küçük bir oyunu ile karşı karşıya kaldığımızı sezeriz, Weronika’nın söylediği tema tekrar duyulmaktadır, kukla gösterisi olur, kuklacıya aşık olduğunu sezeriz, kuklacıyı aynadan görüp aşık olması sahnesi gerçekten çok hoştur, sonrasında sınıfta ders verirken pencere kenarına gider ve dışına melek deseni çizilmiş bir araca eşyalarını yükleyen kuklacı ile göz göze gelir, sonra bahçede, ağaçların arsında ilerlerken görürüz onu, top oynayan küçük çocuk arkasından bir süre ona bakar çünkü kalbini tutmaktadır, ardından hastaneye gider, kardiyoloji bölümünü bulur, atkısı yerde sürünmektedir, sonra ona bir paket gelir, içinden bir bağcık çıkar, önce bağcığı çöpe atar, sonra odasının duvarına vuran ayna yansıması parıltılar ona dosyanın altındaki bağcığı işaret eder, gidip bağcığı çöpten alır, onu yıkadığını ve saç kurutma makinesi ile kuruttuğunu görürüz, ardından yolda kuklacı ile karşılaşır, sigaranı ters içeceksin, sonraki sahnede Véronique’in telefonu çalar ama karşıdaki ses sessizdir, kimin aradığını az çok tahmin ederiz, mutlaka kuklacı olmalıdır, ona Weronika’nın söylediği şarkı dinletilir, freze makinesi ile uğraşan babası ile konuşur, ona; aşık olduğunu, söyler:

00:45:14,870 –> 00:45:17,870 Ben aşığım.

00:45:20,751 –> 00:45:23,586 Ben gerçekten aşığım.

00:45:23,587 –> 00:45:25,838 Tanıdığım biri mi?

00:45:25,839 –> 00:45:28,300 Hayır.

00:45:28,301 –> 00:45:31,261 Ben de tanımıyorum.

00:45:31,262 –> 00:45:33,680 Hiç anlamadım.

00:45:33,681 –> 00:45:36,681 Anlatır mısın?

00:45:36,934 –> 00:45:39,934 Tabii, anlayınca anlatırım.

6.

Sonra Weronika’nın hislerini Véronique’in da sezdiğini fark ederiz, aradaki tek fark ise Véronique’in artık kendini yalnız değilmiş gibi değil de, yalnızmış gibi hissetmesidir, şöyle ki:

00:45:42,481 –> 00:45:45,481 Yakınlarda garip bir şey hissettim.

00:45:46,568 –> 00:45:49,569 Kendimi yalnız hissetmeye başladım.

00:45:50,114 –> 00:45:52,616 Aniden.

00:45:52,617 –> 00:45:55,617 – Ama hiçbir değişiklik yoktu. – Hayatından biri çıktı.

Babası ona bir paket geldiğini söyler, paketin içinden bir kaset çıkar, sonra iki kız arkadaşının evinde görürüz Véronique’i, okuldan da arkadaşı olan kadının bir davasında tanıklık yapmayı kabul eder, ben bu adamla geçen sene 13 kez yattım, bu sene de, demesi gerekiyordur, bu sahne ile hemen bağlantılanan ikinci sahne gelir, aynı evdedirler ve akşamdır, kuklacıdan bahsederler:

00:53:31,411 –> 00:53:34,412 Ya gösteri? Öyküyü hatırlıyor musun?

00:53:36,375 –> 00:53:38,292 Bir dansçı?

00:53:38,293 –> 00:53:40,252 Bir balerin.

00:53:40,253 –> 00:53:43,255 Bir kutuda yaşıyor, dans etmek istiyor ama ayağını kırıyor.

00:53:44,008 –> 00:53:46,300 Ve bir kelebeğe dönüşüyor.

00:53:46,301 –> 00:53:49,301 Dur bir dakika.

00:53:49,513 –> 00:53:52,513 Sanki bu öyküyü biliyormuşum gibi geldi.

00:53:55,477 –> 00:53:56,686 Tabii.

00:53:56,687 –> 00:53:58,771 Nathalie’ye okumuştum.

00:53:58,772 –> 00:54:01,773 Çalmış olmalı. Bekle.

00:54:19,792 –> 00:54:22,085 Çalmamış, yazan o.

00:54:22,086 –> 00:54:25,086 Alexandre Fabbri.

00:54:25,090 –> 00:54:28,090 Ayakkabı bağcığıyla ilgili çok güzel bir öyküsü de var.

Burada Weronika’nın şarkı söylerken neden dosyasının bağcık biçimindeki ipini tuttuğunu az çok sezeriz, belli ki Fabbri’nin öyküsündeki bağcıktır o,  sonraki sahnede Véronique postacı ile karşılaşır, Paris’ten gönderilen bir paket, içinde boş sigara kutusu olduğunu tahmin eder çünkü Fabbri’nin kitaplarını okumuştur artık, merdivenleri çıkarken “her şeyin farkına varan” adamla karşılaşır, bu sahnede Kieslowsky’nin imzası olan sahnelerden birisi, sanki filme dışarıdan bir izleyici dahil olmuştur ve olanları anlamaya çalışmaktadır, babası ile görüşür, ona düşünde gördüğü bir kiliseden bahseder ki bu kilise ilk yarıdaki Weronika’nın babasının çizdiği resimdeki kilisedir, müzik dersine gider, kuklacı tarafından gönderilen bir kaydı dinler:

01:04:08,803 –> 01:04:10,679 Dikkat! Dikkat!

01:04:10,680 –> 01:04:13,307 Matmazel Sandrine Ekar.

01:04:13,308 –> 01:04:16,308 Lütfen danışmaya geliniz!

01:04:27,696 –> 01:04:30,696 Pardon, pardon!

01:04:36,831 –> 01:04:39,831 Pardon, pardon!

01:04:47,925 –> 01:04:49,134 Lütfen dikkat!

01:04:49,135 –> 01:04:52,262 Cherburg’dan gelen 3316 numaralı tren

01:04:52,292 –> 01:04:55,262 18 no.lu hattan istasyona girmiştir.

01:05:32,261 –> 01:05:35,261 Kim var orada!

7.

Veronika sanki burada bana doğru bakıyor, öyle yaptığını düşünürüm, sonraki sahnede onunla istasyona gideriz, orada ses kayıtlarının yapıldığı kafeyi bulur kuklacı ile karşılaşır:

01:13:14,393 –> 01:13:15,894 Burada olduğuna göre,

01:13:15,895 –> 01:13:18,895 çocuk kitapları yazdığımı bilmelisin.

01:13:19,857 –> 01:13:21,942 Ama artık bir kitap yazmak istiyorum,

01:13:21,943 –> 01:13:23,527 gerçek bir…

01:13:23,528 –> 01:13:26,528 kitap.

01:13:28,241 –> 01:13:31,240 Kitapta bir kadın olacak.

01:13:31,326 –> 01:13:34,326 Tanımadığı birinin çağrısına uyan bir kadın.

01:13:36,373 –> 01:13:39,373 İşte bunun mümkün olup olmadığını sordum.

01:13:39,710 –> 01:13:42,710 Psikolojik açıdan, bir…

01:13:44,090 –> 01:13:45,548 kadın…

01:13:45,549 –> 01:13:48,549 yani bu mümkün mü?

01:13:52,307 –> 01:13:55,307 Sustunuz.

01:13:59,647 –> 01:14:01,648 Neden ben?

01:14:01,649 –> 01:14:04,649 Neden beni seçtiniz?

01:14:05,445 –> 01:14:08,445 Çünkü,

01:14:10,199 –> 01:14:13,200 bilmiyorum.

01:14:16,706 –> 01:14:19,706 Kahve için teşekkürler.

01:17:09,462 –> 01:17:12,462

Bekleyin lütfen!

8.

Véronique beklemez ve kaçar, sokaklarda düşe kalka uzaklaşır ve izini kaybettirdiğini düşünerek bir taksiye atlar, bir otele yerleşir ama holde kuklacı ile karşılaşır, odaya yerleşirler, kuklacı eşyalarına bakar, Véronique sezdiği şeyden bahseder ve filmin kilit sahnesi gelir:

01:24:29,822 –> 01:24:30,989 Hayatım boyunca,

01:24:30,990 –> 01:24:33,990 aynı anda iki yerdeymişim gibi hissettim.

01:24:34,076 –> 01:24:36,745 Burada,

01:24:36,746 –> 01:24:39,623 ve başka yerde. Anlatması zor.

01:24:39,624 –> 01:24:42,000 Biliyorum…

01:24:42,001 –> 01:24:45,002 Yapmam gerekenin ne olduğunu hep hissediyorum.

Fotoğraflara bakılmaktadır, hangi fotoğrafın geleceğini sezerim, Weronika’nın Véronique ile ilk defa meydandaki gösteride karşılaştığı ve otobüsün penceresinden fotoğrafının çekildiği sahne:

01:24:56,391 –> 01:24:59,391 Burası neresi? Fransa değil.

01:25:00,812 –> 01:25:02,813 Bir gezi. Çekoslovakya,

01:25:02,814 –> 01:25:05,232 Macaristan, Polonya.

01:25:05,233 –> 01:25:08,233 Orası sanırım Krakov.

01:25:11,824 –> 01:25:13,783 Çok güzel bir fotoğraf.

01:25:13,784 –> 01:25:16,452 Evet.

01:25:16,453 –> 01:25:19,453 Üstünde bol bir manto varmış.

01:25:24,669 –> 01:25:27,669 O ben değilim.

O Weronika’dır aslında, yoksa değil mi?

01:25:28,214 –> 01:25:31,214 Evet, sensin.

01:25:47,026 –> 01:25:50,026 O benim mantom değil.

01:30:47,662 –> 01:30:49,121 Yoksa ben miyim?

01:30:49,122 –> 01:30:52,122 Tabii ki sensin.

Sonrasında kuklacının iki Veronika kuklası yaptığını görürüz:

01:31:13,478 –> 01:31:16,478 Neden…

01:31:18,484 –> 01:31:20,902 iki tane?

01:31:20,903 –> 01:31:23,903 Çünkü gösteri sırasında hep elimdeler.

01:31:24,031 –> 01:31:27,031 Zarar görebiliyorlar.

Ardından Véronique’in öyküsü gelir ve filmin düğümünü hem çözer hem de filmi yeniden başak bir biçimde düğümler:

01:32:10,036 –> 01:32:13,036 Okumamı ister misin?

01:32:15,666 –> 01:32:17,917 23 Kasım 1966,

01:32:17,918 –> 01:32:20,918 hayatlarının en önemli günüydü.

01:32:21,255 –> 01:32:23,799 O gün sabah saat 3’te, ikisi de farklı

01:32:23,800 –> 01:32:25,634 şehirlerde doğmuştu.

01:32:25,635 –> 01:32:28,635 İki farklı kıtada.

01:32:29,430 –> 01:32:31,599 İkisinin de koyu renk saçları,..

01:32:31,600 –> 01:32:34,600 …kahverengi-yeşil gözleri vardı.

01:32:35,019 –> 01:32:38,019 İkisi de iki yaşına girip yürümeye başladığında,..

01:32:38,524 –> 01:32:41,442 …biri elini ocakta yaktı.

01:32:41,443 –> 01:32:44,277 Birkaç gün sonra diğeri de elini ocağa uzattı,..

01:32:44,278 –> 01:32:47,278 …ama tam zamanında geri çekti.

01:32:48,198 –> 01:32:51,198 Ama kendini yakmak üzere olduğunun farkında değildi.

01:32:59,419 –> 01:33:02,419 Beğendin mi?

01:33:05,425 –> 01:33:08,425 Sanırım adı birilerinin “İkili Yaşamı” olacak, ama…

01:33:10,680 –> 01:33:13,680 …henüz onlara ne isim vereceğimi bilmiyorum.

Biz bu isimlerin neler olacağını tahmin ederiz, Weronika ve Véronique’dir bu isimler.

9.

Son sahnede Veronika babasının ziyaretine gider, eve gelmeden bir ağacın yanında durur, elini camdan çıkarıp ağaca dokunur, elini tam zamanında geri çekmemiştir, o halde o hangisidir, Weronika mı, yoksa Véronique mi? Az çok cevabı bilinen bu sorunun, daha doğrusu “ikinci ikilemin” cevabı filmde cevapsız bırakılır; tıpkı bizim de şu an yapacağımız gibi.

10.

KENDİMİ FİLMİN İÇİNDE BULDUM

Sahne 1

Filimin içindeyim şu an, nasıl çıkarım hiç bilemeyeceğim. Onlar aslında milyarlarca küçük kar tanesi. Duyuyor musun? Duyduğumu gösterebilir misin? Bak, işte ilk ağaç. Ağaç mı geldi, tüm yapraklar ağaçlanacak mı? Yoksa tam tersi mi? Ağaçlar da yeşerir, bak, işte yeşil bir ağaç. Ön yüzeyinde minik damarlar var değil mi? Küçük yaprak ve ince damarlarına bak…

Sahne 2

Şarkı söylüyordu, ona teşekkür ettim, Veronika sanırım adı. Yağmur yağıyordu; ben de ıslandım. Yaşam gelmişti; ben de güldüm. Üzerini değiştirmelisin diyecek şimdi: Üzerini değiştirmelisin. Haydi o halde… O da ne. Göstersene. Bana utandığını söylüyor. Nasıl olmuş peki. Bitirme sınavından önce mi? Hayır, bitirme sınavından sonra… Arkadaşının babası arabanın kapısına sıkıştırmış dediğine göre… Ya piyano sınavı? Yeni geçmiş piyano sınavını o gün… Ya sonra? Bayılmış sanırım.

00:07:50,403 –> 00:07:53,403

Babasına sesleniyor duyuyor musun? Ne dinliyor sence? Bunu ona sor. Ne dinliyorsun peki? Her zamanki değil mi? Öyle, her zamankini. Uyandı mı? Uyandı sanırım. Antek’e gitmen gerektiğini söyleyeceksin ve üzülecek. Peki sen? Teyzesinin hastalanmasının kötü olduğunu söylüyor Veronika. Onları aramakla epey iyi yapmış. Oraya mı gidiyor? Öyle sanırım. Krakow’u seviyorsun değil mi? Aramasını sen istedin mi? Hayır diyecek sanırım. Ne oldu? İçinde garip bir his olacak. Dünyada sanki yalnız değilmiş gibi bir his bu. Babası nasıl olduğunu soracak? Epey şaşkın. Sanki dünyada yalnız değilmiş gibi, olduğunu söyleyecek. Değilsin k, diyor şimdi babası. O kararsız; bilmediğini söylüyor. Sonra soracak babasına; gerçekten ne istediğini. Kesinlikle çok şey istiyor olmalı.

00:10:36,654 –> 00:10:39,654

Sarışın bir adam olduğunu söylüyor teyzesi. Onu onaylayacak. Onunla yatmış mı diye soruyor. Öyle olduğunu söyleyecek. Anlatmasını isteyecek teyzesi. Yağmur yağıyormuş son seferinde. Koşmuşlar, sonra bir pasajda durmuşlar, bunu hatırlıyorum. Elbisesi sırılsıklam ıslanmıştı. Tam orada onunla sevişmek istemiş. Kim gelmiş? Avukat gelmiş.

Teyzesi diyor ki: Halletmem gereken işler var. Ne tür işler olduğunu soruyoruz ona, ciddi bir yüzle bize bakıyor, resmi işler olduğunu anlıyoruz, sanırım vasiyetini verecek, dün onu görünce şaşırdık mı, ona sesleniyoruz, kapı açıldı, cüce bir avukat görünüyor, diğer odaya geçiyor, ahizeye seslenen bir ıslık, hemen şarkıyı ve onu söyleyeni tanıyor karşı taraftaki, Weronika geldin mi, geldiğimizi söylüyoruz, yanında ben de de varım sonuçta, o yüzden ikimizin de geldiğini söylüyor, yanındaki de kim, benden bahsediyor biraz, nerede olduğumuzu soruyor, Karakol’dayız işte, bir hafta kalırız sanırım havanın durumuna göre, sahiden elbette, seni görmeye neden gelmeyelim, bugün ikide provası varmış, oraya gitmek için anlaşıyoruz, provaya mı, elbette provaya, provadayız, bak, onları nasıl da çalıştırıyor, iyi sanırım, diyorum, Weronika arada bir kenardan eşlik ediyor provaya, müzik hocası arkaya: bu yana doğru bakıyor, Weronika’ya onun bu tarafa baktığını işaret ediyorum, kesin seni koroya almak isteyecek, Weronika sessizce yüzüme bakıyor sanki filme sonradan girmişimcesine, senaryoda bu yoktu değil mi, yoktu sanırım, sen de kimsin, ne bileyim, sanki birilerinin ikili yaşamını yaşayan bir yazarı yazan birisi gibi hissediyorum kendimi, müzik hocası Marta’yı uyarıyor ki, çalarken daha enerjik olması konusundaki uyarısı gayet yerinde, Marta da bana bir an bakıp sesini çıkarmıyor, sonra Weronika’ya bakıyor, çok iyi söylediğini söylüyor, bizi duydunuz mu diyor Weronika, oysa ben sesimi hiç çıkarmamıştım, güzeldi diyor müzik hocası, ikimiz de teşekkür etmek zorunda kalıyoruz, seni dinlemek isterim, diyor, beni mi diye şaşkınlıkla ona bakıyorum, Weronika’yı diyor onu işaret edip, anladım dercesine başımı sallıyorum, senin sesin çok… farklı bir ses, diyor, sonra koroya katlıyoruz, Weronika’nın kalbi trajik sonunu hazırlıyor, diğer Veronika kuklacıya aşık oluyor, kuklacı iki kukla yapıyor ama kuklalara ne ad vereceğini bilemiyor derken ben de filmin içinden çıkıp Krakow’a gitmek zorunda kalıyorum çünkü bu film ve kitap şu an burada bitiyor.

Puanlama

Senaryo: 8.9

Müzik: 9.2

Yönetmen: 9.1

Oyunculuk: 8.8

Kurgu: 8.5

 

 

 

Comments

comments